Tangerine (2015)
Film Özeti
Tangerine, Sean Baker’ın göz alıcı yönetmenliği ve iPhone ile çekilen özgeçmişiyle karşımıza çıkıyor. 2015 yapımı bu film, tatlı bir günün içinde geçen sarsıcı bir yolculuğun kapısını aralıyor. Sin-Dee ve Alexandra, Los Angeles’ın sıcak sokaklarında, hayata tutunmaya çalışırken peşlerine düşen talihsizlikler… Vallahi, bu iki arkadaşın hikayesi, öyle sıradan bir gün değil. Yılbaşı ruhunu bu kadar yalın ve gerçek bir şekilde gösterebileceğin başka bir film bulmak zor.
Film, Sin-Dee’nin hapisten yeni çıktığı gün başlıyor. Elinde bir liste, kafasında bir intikam planı var. Güzel ve özgür ruhlu Alexandra ise onun en yakın arkadaşı… Yani bir nevi destek ekibi, ama bu destek sadece moral değil; bazen de düşmanı seviyesini yükselten bir etken. İkili, Sin-Dee’nin aldatıldığı adamı bulmak üzere sokaklarda dolaşırken birbirleriyle ve hayatla yüzleşmeleri… Harbiden, bu yolculukta insanın nelerle karşılaşabileceğini görmek için bir kez daha düşünmek lazım. Aşk, dostluk, kalp kırıklığı ve yaşam mücadelesi bir arada.
İşin ilginç yanı, tüm bu hikaye bir günde geçiyor. Sizi bir Tokyo Express hızında sürüklüyor. Bu çılgınca yolculukta, sokaklarda tanıştıkları insanlarla iç içe geçmiş hayatlar, derin çatışmalar ve anlık mutluluklar… O kadar gerçekçi ki, izlerken kendinizi orada, o anın içinde hissediyorsunuz. Yani, affedersiniz ama, sadece bir film izlemek değil, hayatın zorluklarına dair bir ders almak gibiydi.
Sonuçta, Tangerine, sıradan bir günün nasıl bir yaşam mücadelesine dönüşebileceğini gözler önüne seriyor. Bazen gülüşler, bazen gözyaşlarıyla dolu bir hikaye. İki dostun yaşadığı bu sıkıntılı ama bir o kadar da eğlenceli yolculuk, her izleyicide duygusal bir yankı bırakıyor. İzlemeyi asla hayal edemeyeceğiniz bir gün, yaşamın tüm zorluklarıyla birlikte Tangerine’de…
Yorumlar