Ölümden Sonra Yaşam (2009)
Film Özeti
George Lass, sıradan bir günde, sıradan bir hayat sürerken bir anda kaza geçirir ve beklenmedik bir şekilde hayata veda eder. Fakat onun hikayesi burada sona ermez. Ölümden sonra, George’un ruhu, bir ölüm meleği olarak dünyaya geri döner… Evet, doğru duydunuz, ölüm meleği! Biraz ilginç, değil mi? Görevi, vaktinden önce hayata veda edenlerin ruhlarını almak. Gözünüzde canlanıyor mu? Bir yandan yaşamdan kopan ruhlarla, diğer yandan George’un kendine has tarzıyla karşılaşıyoruz.
Ama işte, burada bir sorun var. Rube adındaki patron ölüm meleği, ortadan kaybolunca her şey alt üst oluyor. Yani George, hem yeni görevini anlamaya çalışıyor hem de heyecan dolu bir karmaşanın tam ortasına düşüyor. Bazen bir kahraman gibi, bazen de çaresiz biri olarak, izleyiciye çok güzel bir duygusal yolculuk sunuyor.
Filmin yönetmeni Stephen Herek, bu dünyayı o kadar ustaca kurgulamış ki, izlerken zamanın nasıl geçtiğini anlamıyorsunuz. Ellen Muth’un canlandırdığı George karakteri, çoğu zaman neşeli ama bir o kadar düşündürücü bir yapıya sahip… “Of ya, ben bu hayatta daha neyi kaçıracağım?” dedirtiyor insana. Yanında yer alan Jasmine Guy ve Callum Blue gibi oyuncular, kendi rollerine hayat vererek bu tuhaf ve dramatik yolculuğa derinlik katıyor.
Bütün bu koşuşturma, izleyiciyi düşündürüyor ve aynı anda güldürüyor. “Yaşamdan sonra ne olur?” sorusunu havada bırakıyor. Harbiden, ölümden sonraki yaşamı sorgularken, aynı zamanda hayatın ne kadar değerli olduğunu hatırlatıyor. Sadece bir dizi ya da film değil, bir yolculuk… O yolculukta kaybolmak isterseniz, “Ölümden Sonra Yaşam” tam size göre!
Yorumlar