Zodiac (2007)
Film Özeti
Zodiac, 2007 yılında David Fincher’ın ustaca imzasıyla beyaz perdeye yansıyan bir gerilim başyapıtı. San Francisco’nun karanlık ve ürkütücü sokaklarında geçen gerçek bir hikâye; ikonik bir katilin, ardında bıraktığı şifreler ve mektuplarla dört adamın hayatlarını nasıl ele geçirdiğini anlatıyor. Üstelik hepsi bu avın peşinde, bir saplantı gibi… Zamanla hayatlarının karanlık bir gölgeye dönüşmesine neden olan bir saplantı.
Jake Gyllenhaal’un canlandırdığı gazeteci, bu sıranın çözümü için tüm gücünü harcıyor. Vallahi bu adam, gerçek anlamda delirmiş durumda yani; her gün yeni bir ipucu peşinde koşmak, adeta bir takıntı hâline dönüşüyor. O ipuçları arasında kaybolmalarını düşündüğün o anlar var ya… Korkunç bir gerilimle örülü bu karnaval, Mark Ruffalo ve Robert Downey Jr. gibi büyük isimlerle daha da derinleşiyor. Dört karakter; hepsi kendi iç mücadeleleriyle karşı karşıya.
Fincher’ın çekim tarzı sayesinde, her sahne izleyeni ekrana kilitleyecek bir yoğunluğa sahip. Hani bazı filmler vardır, o an hissettiğin aniden kaybolur gider… Ama Zodiac, yok olmadan önce seni içine çekiyor. İşte tam burada, zihinlerdeki karmaşayı doruk noktasına çıkarıyor. O katil kim? Neden bu kadar karanlık? Şimdilik bilmediğimiz birçok şey var.
Chloë Sevigny’nin dokunuşu ise, hikâyeye farklı bir derinlik katıyor… Aslında kimse tam olarak bu yolda ne olacağını kestiremiyor. Filmin her anı, insanı heyecanlandıran cinsten. Bir yerlerden bir fısıldama duyarsın; belki de bir sonraki ipucu dolayısıyla gölgeler altında kaçış planları yapılıyordur… Her sahne, herkesi birbirine bağlıyor ama bir o kadar da izole ediyor.
Yani sonuç olarak, Zodiac, sırları ve hayaletleriyle hepimizi kucaklayan bir film. Karanlığına çektiği gibi, infazına tanıklık ettiğimiz bu macerayı yaşamak… Harbiden unutulmaz.
Yorumlar