Yedinci Oğul (2014)
Film Özeti
Yedinci Oğul, 18. yüzyılda geçen, fantezi ve aksiyon dolu bir macera sunuyor. Film, genç Thomas’ın karanlık güçlerle dolu bir dünyada hayatta kalma mücadelesini merkezine alıyor. Hemen başında, bu genç adamı canlandıran Ben Barnes’ın, cesaret gerektiren bir yolculuğa çıkacağını hissediyorsunuz. Gerçekten kışkırtıcı bir hikaye, abartmıyorum.
Thomas, yerel halk arasında “Spook” olarak bilinen bir öğretmenden eğitim alarak, kötü ruhlarla savaşmayı öğreniyor. Bu Spook, Jeff Bridges’ın ustaca canlandırdığı olağanüstü bir karakter. Adamın karizmasıyla, en kötü ruhları bile alt edebilir gibi görünüyor. Ama ne yazık ki, her şey göründüğü kadar kolay olmayacak. Vallahi, hikaye ilerledikçe işler sarpa sarıyor…
Hikayenin ana kalemi, güçlü bir cadı olan Anne Malki’nin (Julianne Moore) hapsedilmesi etrafında dönüyor. Spook kasabadan ayrıldığında, Thomas’ın ilk sınavı başlıyor. Anne Malki’nin karanlık güçleri ve ona eşlik eden tehlikeler, bu gencin metanete her zamankinden daha fazla ihtiyaç duymasına neden oluyor. “Hadi be, bunu başarabilirsin!” diyesi geliyor insanın, değil mi?
Yedinci Oğul, görsel efektleri ve dönemin atmosferini o kadar iyi yansıtmış ki, bir an için o dünyada kayboluyorsunuz. Alicia Vikander’ın oyunculuğu da cabası. Kendisi adeta parlıyor. Thomas ile iç içe geçen yolculuğu izlemek, özellikle onun içsel mücadeleleri, harbiden etkileyici. Gerçekten!
Sonuç olarak, Yedinci Oğul yalnızca bir aksiyon filmi değil, aynı zamanda cesaret, arkadaşlık ve karanlıkla yüzleşmenin hikayesi. Eğlenceli ve düşündürücü sahneleriyle, sonuna kadar ne olacağını merak ettiriyor. İzlediğinizde şunu anlayacaksınız; bazı güçler gerçekten de affetmez…
Yorumlar