Wayward Pines (2015)
Film Özeti
Mükemmel bir Amerikan kasabası… Düşünsene, her şey yerli yerinde; caddelerde çocuklar oynuyor, bahçeler düzenli, hayatın akışı sakin ve huzurlu… Ama bu huzurun arkasında bir tuhaflık var. İşte Wayward Pines, dışarıda her şeyin harika göründüğü ama içerisinde sırlarla dolu bir hapsolmuşluk barındırdığı bir yer.
Dizinin kahramanı gizli ajan Ethan Burke, kaybolmuş iki arkadaşını bulmak için buraya adım atıyor… Ama işler hiç de umduğu gibi gitmiyor. Dış dünyadan koparılmış bir yerin, telefon hatlarının çalışmadığı ve iletişimin kaybolduğu bir ortam olduğunu kavradıkça, Ethan’ın içindeki soru işaretleri de çoğalıyor. Burada her şey o kadar tuhaf ki, bir an bile rahat edemiyorsun… İçinden çıkılmaz bir labirentte kaybolmuş durumda.
Burası bir kasaba olmakla beraber, aslında bir hapishane gibi. Hani o çok sevdiğin bir dizinin klibini izlerken “Yok artık!” dediğin anlar vardır ya; işte onlardan biri. Oscar adaylığı bulunan Matt Dillon, Ethan karakterine hayat veriyor ve izleyiciyi bu esrarengiz yolculuğa çıkarıyor. Her sahnede biraz daha derinleşen gizem, gözlerimizi ekrandan alamayacak kadar büyülüyor.
Wayward Pines, Blake Crouch’ın “Pines” romanından uyarlama. M. Night Shyamalan’ın yapımcı olarak katkılarıyla, gerilim ve bilim kurgu unsurlarını ustaca harmanlıyor. Gerek atmosferiyle, gerekse karakter dinamikleriyle… Gerçekten merak uyandırıyor. Ajan Burke bir kaygı ile doluyor, ama izleyici olarak biz, adım adım bu karanlık sırların peşinden koşmak için sabırsızlanıyoruz. Gece yarısı izlemek için mükemmel bir seçenek. Of ya, ekranın başında bu kasabanın içine çekilmemek elde değil… Gerçekten heyecan verici bir deneyim!
Yorumlar