Vahşet (1987)
Film Özeti
Vahşet (1987), içerisinde hem korkunun hem de gerilimin en yoğun şekilde hissedildiği, tam anlamıyla bir zihin oyununa dönüşen bir kabusun kapılarını açmakta. Sam Raimi’nin yönetmen koltuğunda oturduğu bu film, izleyiciyi öyle derin bir karanlığa sürüklüyor ki, her sahnede umudun kırılıp, dehşetin kapıyı çaldığını hissedebiliyorsunuz. Hani, of ya, uyumak istemezsiniz çünkü biliyorsunuz ki uykuda bile o korkunç varlık peşinizi bırakmayacak.
Genç Ash, sevgilisi Linda ile birlikte şehrin gürültüsünden uzaklaşmak, biraz doğanın keyfini çıkarmak için ıssız bir ormanda bulunan bir barakada konaklar. Ancak içlerinde bir şeytan kitaplığının bulunduğu, boş bir yere geldiklerini asla bilemezler. Hele de “Ölüler Kitabı”nı keşfettiklerinde… Gözlerinizi ekrana kilitleyecek o an, izlemek için can atacağınız bir yolculuğa adım atacağınızı haber veriyor. İlk başta eğlenceli bir videoyla başlayan bu deneyim, çok geçmeden bir kabusa dönüşecek.
Evet, lanet bu el değmemiş doğada hissedilmeye başlayacak. Ash’in sevgilisi Linda’nın değişimi, öyle sıradan bir şey değil. Hani korkunun doruk noktası olabilecek cinsten. Takvim sayfaları düşer gibi, Linda bir deadite’ye dönüşecek ve Ash’in ruhunu da almayı planlayacaktır. Harbiden, burada bir an durup derin bir nefes alıyorsunuz çünkü bu aşk ile dehşetin birleşimi bir başka. Gözlerinizdeki bu belirsizlik, film boyunca kaybolan kimlikler ve ruhlar arasındaki geçişlerle iç içe geçmiş durumda.
Ve işte tam o sırada, profesörün kızı ve arkadaşları o ıssız yere gelir. Her şeyin artık daha da kötüleşmesini sağlayacak olmaları, tüylerinizi diken diken ediyor. Ne olacak? Ash, sevgilisinin giderek daha da karanlık bir yaratık haline geldiğini izlerken neler düşünecek? Ya da bu korkunç varlıkları durdurmak için yetecek bir cesareti nereden bulacak? İşte bu sorular, sizi tam anlamıyla ekrana kilitleyecek… Vahşet, yalnızca bir film değil; izleme deneyiminiz boyunca sınırlarınızı zorlayacak bir serüven. Unutmayın, bu filmden çıktıktan sonra orman yürüyüşleriniz biraz farklı olacaktır…
1 Yorum
Korku sinemasının klasiklerinden, büyüleyici ve tüyler ürpertici bir deneyim!