The Platform (2019)
Film Özeti
Dikey bir yapının içinde, hayat ve ölüm arasında ince bir çizgide mücadele edenlerin öyküsü “The Platform”… İnsanların hayatta kalma içgüdüsünün sınandığı, moral ve etik değerlerin çiğnendiği bir dünya. Yönetmen Galder Gaztelu-Urrutia’nın bu başyapıtında, tamamen kapalı bir mekan, hem bir metafor hem de bir mahkeme gibi işlev görüyor. Filmin içindeki platform, üst katlardaki insanların doyasıya yediği yemekleri aşağıya bırakıyor… Ancak bu durum, göründüğü kadar basit değil.
Mesela, üst katlarda yağmalanan yiyecekler, alttakilere ya da alt katlarda kalanlara ne kadar ulaşabiliyor? Vallahi, orası işin en kritik kısmı. En alt katlarda hiç yemek kalmaması, açlık ve çaresizlik duygusunun insanlar üzerinde yarattığı etkileri görmek, gerçekten de yürek parçalayıcı. Herkesin birbirine düşman olduğu, itiş kakışların yaşandığı bu sistemde, açlığın ve umutsuzluğun getirdiği isyan kaçınılmaz. İnsanların ne kadar umursamaz olabileceğini, hayatta kalmak için ne kadar ileri gidebileceğini düşündüren sahnelerle dolu.
Ivan Massagué, başrolünde yer aldığı Goreng karakteriyle karşımıza çıkıyor. Onun yaşadığı ruh hali ve dönüşüm, izleyiciyi derinden etkiliyor. Diğer oyuncular da… Hepsi bu tuhaf tesisin birer parçası adeta. Antonia San Juan, Zorion Eguileor, Emilio Buale ve Alexandra Masangkay, karakterlerine harika bir derinlik katıyorlar. Her biri, bu iç karartıcı yapının içinde farklı birer hikaye barındırıyor.
“The Platform”, izleyiciye sadece bir bilim kurgu deneyimi sunmuyor. Aynı zamanda sosyal hiyerarşinin ve güç dinamiklerinin sorgulandığı bir alan açıyor. İzlerken gerçekten düşündürüyor ve insanın içindeki karanlık dinamikleri gözler önüne seriyor. Bi’ şekilde tarife sığdıramayacağımız bu yapım, zorunluluğun maruz bıraktığı ahlaki ikilemleri sorgulamak için harika bir zemin oluşturuyor… Harbiden, izlenmesi gereken bir film.
Yorumlar