The New Age (1994)
Film Özeti
Los Angeles, lüks ve neşeli bir yüzle dolup taşarken, her şeyin arka planında karanlık bir hikaye dönüyor… “The New Age” tam da burada devreye giriyor. Yönetmen Michael Tolkin, bizi parıltılı bir şehirdeki çarpık hayatlara davet ederken, tam anlamıyla bir dramayla baş başa bırakıyor. Öyle bir dramadır ki, içinde hem riski barındırıyor hem de hayatın tuhaf gerçeklerini yüzümüze vuruyor.
Film, Peter Weller ve Judy Davis’in canlandırdığı Witner çiftinin hikayesini anlatıyor. Onlar, modern çağın gereksinimlerini yerine getirmeye çalışırken bir yandan da kendi iç dünyasında çırpınan birer birey… Tıpkı günümüzde bizim gibi. İlişkileri sıradan bir aşk öyküsünden çok daha fazlası. Hayattan kopan ve gerçeklikten yine de kopmamaya çalışan, tamamen caddelerde dolaşan bir çift. Herkesin alışveriş için doğduğuna inanan, paraya tapınan bir toplumda, Witner’lar beklenmedik bir düşüş yaşıyor. İşte tam burada, hastalıklı bir tutkuyla sarmalanmış yaşamları ve içinde bulundukları karmaşa başlıyor.
Sivri dilli diyaloglarıyla dikkat çeken Witner’lar, iş maceralarındaki risklerin yanında, kendi ilişkilerindeki çatlakları da gözler önüne seriyorlar. Cinsel kaçamaklar, moda tutkunluğu derken, bir de yeni çağ gevezelikleri dalgası altında boğuluyorlar. Vallahi öyle bir çıkmaza giriyorlar ki, bazen içinden çıkılmaz bir hal alıyor. Aşk ve para, hayatın anlamı mı, yoksa sadece birer tuzak mı? Bu sorular, filmin en çarpıcı noktalarını oluşturuyor.
Görsel açıdan etkileyici sahneleriyle dikkat çeken “The New Age”, bu çılgın yaşam tarzının gerçeklerle nasıl yüzleşebileceğini gösteriyor. İnsanları sadece birer tüketim objesi olarak gören toplumda, aşkın ve manevi bağların ne kadar değerli olduğunu sorguluyor. Harbiden düşündürücü ve döngüsel bir anlatı. Öyle ki, bu hikaye üzerinden belki de kendi yaşam tarzımızı sorgulayacağız… Yani, gerçek ve sahte arasındaki ince çizgide ilerleyen bu dramayı kaçırmamalısınız!
Yorumlar