The Leftovers (2014)
Film Özeti
Dünya, bir sabah aniden değişti. Milyonlarca insan, hiç beklenmedik bir anda, “Ayrılış” adı verilen gizemli bir olayla ortadan kayboldu. İnanılmaz bir duygu… İçinde kaybolmuş bir dünyanın, geçmişin gölgeleriyle boğuşan insanlarının hikayesi başlıyor. “The Leftovers”, tam da bu noktada devreye giriyor. Üç yıl sonra, bir kasaba ve onun sakinleri, kayıplarının peşine düşerek yanıt arıyor. Yani vallahi, kazanan bir cevap yok ama kaybedenlerin hikayeleri, derin ve etkileyici.
Justin Theroux’un canlandırdığı Kevin Garvey, kasabanın şerifi olarak karşımıza çıkıyor. O, kaybolanların arka planda bıraktığı acıyla yaşamaya çalışan bir adam. Çok zor bir dönem. Neden kayboldular? Hala yaşıyorlar mı? Bir gün geri dönecekler mi? Ama asıl soru şu: Geri döndüklerinde, onları tanıyacak mıyız? Amy Brenneman’ın hayat verdiği Laurie de kayıpların etkisinde ezilen bir karakter. Aile bireyleri arasında yaşanan karmaşa, gözler önüne seriliyor.
Christopher Eccleston’un canlandırdığı Matt ile Margaret Qualley ve Chris Zylka ile birlikte, yukarıda bahsedilen kaybolmuş hayatların izlerini sürecek bir dizi var. Kayıplar, sadece fiziksel değil, duygusal olarak da etkiliyor. Bir yandan kaybolmuşluk hissi, diğer yandan umut… Kimi pes ediyor, kimi savaşmaya devam ediyor. Of ya, bu koşturmaca… Gerçekten, insanın yüreğine oturuyor.
“The Leftovers” sadece bir kaybolmuşluk hikayesi değil, aynı zamanda hayatta kalmak için verilen mücadelelerin, kayıpların ve hakkında düşündürten bir anlatının özüdür. Bazen bir gülümseme, bazen bir gözyaşı… Ama her zaman derin bir düşünce. Bu dizi, insanı fazlasıyla etkileyen, sarsan ve düşündüren anları barındırıyor. Belki de kaybolmuş olanlar, aslında içimizdeki boşluktu…
Yorumlar