The Knick (2014)
Film Özeti
“The Knick”, izleyiciyi 1900’lerin karanlık tıbbi dünyasına götüren, Steven Soderbergh’in ustalıkla yönettiği bir dizi. New York’taki Knickerbocker Hastanesi’nde, antibiyotiğin henüz hayal olduğu, cerrahların hata yapma lüksünün olmadığı bir dönemde yaşananların hikayesini anlatıyor. Gerçekten de o dönem tıp, bir bilim dalı olmakla birlikte, aynı zamanda bir kumar gibi… Belki de birkaç santimetrelik bir hata, bir yaşamı sonlandırabiliyordu. Bu noktada, Clive Owen’ın canlandırdığı Dr. John Thackery, izleyicilerin gözünde hem bir kahraman hem de derin bir trajedi.
Ekip, yetenekli doktorlardan, azimli hemşirelerden ve dönemin tüm zorluklarıyla yüzleşen hastalardan oluşuyor. Andrew Holland’ın canlandırdığı Dr. Algernon Edwards, kendi yeteneklerini parlatmaya çalışırken, ırkçılık gibi derin sosyal sorunlarla da kapışmak zorunda. Juliet Rylance ve Eve Hewson gibi kadın karakterler ise, o dönemdeki kadın olmanın zorluklarını gözler önüne seriyor. Of ya, tam anlamıyla bir cesaret hikayesi!
Daha ilk bölümden itibaren, hastanede geçen her an, izleyicinin içine işleyen bir gerilim yaratıyor. Cerrahlar, hastalarını iyileştirmek için ellerinden geleni yaparken, onları bekleyen ölüm, her daim yanı başlarında… Bu dizi, sadece bir tıp draması değil, aynı zamanda dönemin hüsranlarını, umutlarını ve insani mücadeleleri ele alan bir yapım.
Hastane koridorlarında yankılanan çığlıklara, hayata tutunmak için savaşan insanlara tanıklık edeceksiniz. Her bir karakterin hikayesi, bizi kendi tarihimizi sorgulamaya yönlendiriyor. Yani eğer insanlık tarihine, özellikle de tıptaki ilerlemelere dair bir insana dair bir yakından bakmayı seviyorsanız… “The Knick” tam da size göre! Harbiden… Bu diziye göz atmayı unutmayın!
Yorumlar