Ters Yüz (2015)
Film Özeti
Hayatın getirdiği yenilikler, bazen karşımıza bir film gibi çıkar… Ters Yüz, işte tam da bu durumu harika bir şekilde ele alıyor. San Francisco’ya taşınan küçük Riley, yeni bir dünya ile yüzleşmek zorunda. Hani bazen, hayatın getirdiği değişiklikler öyle bir anda vurur ki, her şey alt üst olur. İşte bu film, Riley’nin içsel yolculuğuyla, duygularının birbirleriyle savaşı verdiği bir arena gibi. Neşe, Korku, Öfke, Tiksinti ve Üzüntü, Riley’nin kafasında gündelik yaşantısını şekillendirirken tam bir karmaşa yaratıyorlar.
Yönetmen Pete Docter, büyülü dünyasında Riley’nin zihninin derinliklerine inerek, bu renkli ve ilginç karakterleri gözler önüne seriyor. Neşe, her zaman pozitif bakmaya çalışan bir rehber; ama şu anki durumda… diğer duygular da var, onların da görüşleri önemli değil mi? Vallahi bu filmde, her birinin kendi sesini bulmaya çalıştığını görmek, izleyiciye harika bir deneyim sunuyor.
New York’un karmaşasından çıkıp yeni bir hayata adım atan Riley, yalnızca fiziksel değil, zihinsel bir yolculuğa da çıkıyor. Hani bazen; “Of ya, bu da ne?” diye tepki vermek istersiniz ya, işte bu film bu duyguları fazlasıyla hissettiriyor. Korku, pek sevdiklerimizi korumak için kaygı beslerken, Üzüntü ise durumun ağırlığına çökmekten geri durmuyor…
Duyguların savaşı, bütün izleyenleri içine çeken bir serüvene dönüşüyor. Düşünün, bir sokak köşesinde yeni bir arkadaş edinebilmek için içindeki korkuları aşmak ve hayatın getirdiği yeniliklere ayak uydurmak zorundasınız. Kısacası, bu film sadece çocuklara hitap etmiyor; herkesin canınıcılacak. Ters Yüz, gerçek bir başyapıt; hem eğlenceli hem de düşündürücü. Bir izleyin, belki siz de kendi içsel yolculuğunuza çıkar, duyguların savaşına tanık olursunuz.
Yorumlar