Seni Seviyorum New York (2008)
Film Özeti
“Seni Seviyorum New York”, birbirinden değerli on iki yönetmenin gözünden New York’un beş farklı bölgesinde geçen aşk hikayelerini sunan, hayata ve aşka dair derin bir yapım. Sevgiyi, kaybı, umutları ve hayal kırıklıklarını o kadar güzel dokuyor ki… Her sahne, bir başka duygunun yankısını taşıyor. Abiler, bu filmi izlerken içinizde bir kıpırtı hissedeceksiniz.
Natalie Portman’ın da aralarında bulunduğu yönetmen kadrosu, anlatmak istediklerini öylesine zarif bir dille ifade ediyor ki, sanki her biri New York sokaklarını yaşarken, bu deneyimlerini kameraya aktarır gibiler. Uğur Yücel, Bradley Cooper, Ethan Hawke gibi isimler de eklenince, performanslar adeta birer sanat eserine dönüşüyor. Görünen o ki, bu yapım, Paris, Je T’Aime’in başarılı formülünü daha da ileriye taşıyor.
Her bölge, kendine has bir hikaye barındırıyor; bazen neşeli bir aşkla, bazen ise acı bir ayrılıkla dolu. Mesela, Brooklyn’in yanık kokulu sokaklarında bir ikilinin tutkulu büyük aşkına tanık oluyorsunuz. Ama bu hikaye sadece aşk hikayesi değil, aynı zamanda kaybettiğimiz şeylerin çoğu… Bazen de hayatın karmaşası içinde kaybolduğumuz anlara dair bir fikir veriyor. Düşünsenize, Manhattan’ın meşhur ışıkları altında iki kişi, birbirine karışan hayalleriyle yol alırken… Hani, gözlerinizi kapayıp sevdiğiniz insanın sesini duyduğunuz anı hatırlatıyor gibi.
Artık bir şeyler için heyecanlanmanın tam sırası! “Seni Seviyorum New York” sadece izlemekle kalmayıp, kalbinizi hissetmeye zorluyor. Dramla dolu, ama bir o kadar da umut verici. Bu film izleyicisine sadece bir aşk hikayesinin ötesinde, yaşamın gerçek yüzüne dair bir yolculuk vaat ediyor. Hazır olun, kalp atışlarınızı hissedeceksiniz…
Yorumlar