Ronin (1998)
Film Özeti
Ronin, John Frankenheimer’ın ustaca sahneye koyduğu bir aksiyon klasiği. Filmin başrolünde ise Robert De Niro var, ki bu adam aksiyon sahnelerinde harbiden döktürüyor. Hikaye, Soğuk Savaş sonrası dönemde, uluslararası gizli ajanlardan oluşan bir ekibin çevresinde dönüyor. Sam, bu ekibin lideri ve onun esrarengiz geçmişi, izleyiciyi hemen içine çekiyor. Her şey, gizli belgeleri ele geçirerek para kazanma amacı güden Sam ve arkadaşlarının, kendi hayatta kalma mücadelesine dönüşmesiyle başlıyor.
Vallahi, filmin temposu o kadar yüksek ki, başlangıçtan itibaren sizi koltuğunuzdan kalkamaz hale getiriyor. İlk sahnelerde yapılan bir soygun, her şeyin sadece bir oyun olmadığını gösteriyor. Ekip üyelerinin birbirine güveni ve önceki görevlerdeki dostlukları, bu kez her şeyin ne kadar tehlikeli olduğunu anlamaya başladıkça sorgulanmaya başlıyor. Her biri kendine mahsus şekilde, Sam’in liderliğinde ilerliyor ve kaybetme korkusu onları nasıl şekillendiriyor, o muamma…
Filmin dünya sahnesindeki genel atmosferi ve mekân seçimleri; Paris, Nice.. insanı öyle bir içine çekiyor ki, sanki o karmaşanın tam ortasına düşmüşsünüz gibi hissediyorsunuz. Ayrıca, Jean Reno’nun performansı harika! Hem ciddi hem de mizahi anlar yaratıyor. Yani, sözün özü; her anında bir adrenalinin olduğu, beklenmedik dönüşlerle dolu bir hikaye var karşınızda. Natascha McElhone ise sadece güzel bir yüz değil; karmaşanın içindeki denge unsuru.
Sam’in kendi sınırlarını zorladığı sahneler, izleyiciyi düşündürüyor. Yani, “ben ne yapardım” sorusunu akla getiriyor. Karakterlerin ruh halleri, zamanla birbirlerine olan bağları ve güven sorgulamaları, bu aksiyon dolu sahnelerin yanında insani bir derinlik katıyor. Of ya, her anı ile heyecan dolu, izlemenizi şiddetle tavsiye ediyorum. Unutmayın; Ronin, tamamen sadece bir aksiyon filmi değil, aynı zamanda insanların içsel mücadelelerini de gözler önüne seren bir yapım.
Yorumlar