Rizzoli & Isles (2010)
Film Özeti
“Rizzoli & Isles”, ilk bölümünden itibaren izleyiciyi kendine bağlayan, dinamik ve sürükleyici bir yapım. Yönetmen Randall Zisk ve ekibi, Boston’un sokaklarını ana sahne olarak parlatmakla kalmıyor, aynı zamanda izleyicilere iki güçlü kadın karakterin eşsiz dostluğunu sunuyor. Dedektif Jane Rizzoli, tam anlamıyla bir ‘erkek dünyası’ olan cinayet bölümünde tek kadın polis olarak sert ve kararlı tavrıyla öne çıkıyor. Of ya, bu kadın gerçekten dur durak bilmiyor! Diğer yandan, tıp doktoru Maura Isles ise ince zevkleriyle dikkat çekerken, cinayet mahallinde pek rahat bir tavır sergiliyor. Zaman zaman soğuk görünse de, Rizzoli’nin en yakın arkadaşı olması bu ikiliyi tamamlıyor.
İkisi arasındaki dinamik, izleyicileri derinden etkiliyor. Her bölümde, Rizzoli ve Isles’in mizahi diyaloglarıyla, birbirlerine olan destekleriyle ve tabii ki cinayet soruşturmalarıyla dolu bir macera sunuluyor. Değişik kişilikler, aslında çok iyi bir uyum yakalamalarını sağlıyor. Rizzoli, doğrudan, cesur ve muhalefeti kabullenmeyen bir karakter; Isles ise analitik düşüncesi sayesinde cinayetlerin perde arkasını aydınlatan bir beyin kartografı…
Her yeni bölümde yoğun duygusal anlar ve şaşırtıcı çözümlemelerle karşılaşmak mümkün. İkili, bir yandan tesadüfi buluşmalarıyla neşelenirken diğer yandan ekip ruhunu en iyi şekilde sergiliyor. Bakalım, bu karmaşık vakalarda neler çıkacak, belki de beklenmedik bir sonla karşılaşırız…
Aşk, arkadaşlık ve tabii ki gizem dolu olaylar, “Rizzoli & Isles”i unutulmaz kılmaya davet ediyor. Kör bir cinayet ve bir sürü soru işareti, izleyicileri ekran başına kilitleyen unsurlar arasında yer alıyor. Yani izlemeye değer! Kim bilir, belki de bu iki kadın, evet, yalnızca ölüler arasında değil, hayatın karmaşasında da yol alırken…
Yorumlar