Ölüm Çıkmazı (2003)
Film Özeti
Noel akşamı, ışıklar yanıyor, neşeli müzikler çalıyor; her şey tam yolunda gibi. Ama Frank Harrington için bu gece alışılmışın dışında gelişecek. Ailece kayınvalidenin evine gitmek, her yıl bahsettiği o güzel gelenek. Ancak bu sene, sıradışı bir karar alıyor; kestirme bir yoldan gidecek… İşte burada her şey başlıyor, çünkü bu yolda onları bekleyen bir kabus var…
Ormanın derinliklerinde beliren beyaz elbiseli o gizemli kadın, vıcık vıcık karanlığa doğru sürüklerken Frank ve ailesinin aralarında korku ve endişe harbiden artmaya başlıyor. Kim bu kadın? Neden buradadır? Her adımda biraz daha kaybolan Harrington ailesinin, ayakları yere basmıyor; tabelalar, erişilemez bir kasabaya giden yolu gösteriyor… ve daha fazla kilometre geçtikçe, bir yandan ailenin sonu yaklaşırken, diğer yandan ruhlarındaki karanlık ortaya çıkmaya başlıyor.
“Ölüm Çıkmazı” sadece bir korku filmi değil, aynı zamanda izleyiciye hayatın ne kadar fragil olduğunu anlatan derin bir drama. Frank’ın çatırdayan ailesi, artık sıradan bir yolculuktan çok, yaşam mücadelesine dönüşüyor. Sinirler gertikçe, mizahi unsurlar da karanlığın ortasında parlıyor; “Of ya, bu iş nereye gidiyor?” dedirtecek sahnelerle dolu! İç içe geçmiş bu karmaşık duygu durumları, izleyiciyi ekranın başına kilitliyor.
Klaus ortamında kaybolan, gizem dolu bir yolculuğa çıkarken, bazı şeylerin asla geri dönmeyeceğini fark etmek de insanı derinden titretmiyor değil. Herkesin bir noktada karşılaşabileceği bir çıkmaz, bir dilek, ya da belki de bir korku… “Ölüm Çıkmazı”, sıradan bir ailenin sıradan bir yolda başına gelenin hiç de sıradan olmadığını gözler önüne seriyor. İster istemez, bu film sıkı bir soluk kesici deneyim sunarken, bir o kadar da düşündürüyor.
1 Yorum
“Ölüm Çıkmazı”, sıradan bir yolculuğun dehşet verici dönüşümünü ustalıkla yansıtıyor; izleyiciyi derin düşüncelere sevk ediyor.