Nick Kroll: Little Big Boy (2022)
Film Özeti
Nick Kroll’un “Little Big Boy” filminde karşımıza çıktığı o samimi ve içten dünyanın kapılarını aralaması, affedersin ama resmen nefes kesici. Yönetmen Bill Benz’in elinde adeta hayatına ve kariyerine dair bir komedi serüvenine dönüşüyor. Kroll, kendi hikayesini anlatırken, biz izleyicilere kendi geçiş dönemine dair eğlenceli ama bir o kadar da dokunaklı bir bakış sunuyor. İlk aşk acıları, tuhaf hipnoz deneyimleri ve kafasında sürekli olarak onu aşağılayan o ünlü ses… Hani var ya, işte tam da o his. Sanki bu adamın kafasında bir komedi zırhı var ama altında derin bir acı…
Film boyunca kendimizi, Kroll’un kullandığı o müthiş ironik dilin içinde kaybolmuş buluyoruz; kahkaha atarken bir yandan da düşündürüyor. Of ya, bu adamın nasıl bir geçmişi var, hani harbiden merak ediyorsun. Kendi içindeki o sesle mücadelesi… Hayatının en zor dönemlerinden geçerken bile, bakış açısını komediye çevirebilmesi, tam bir dahi. Herkesin çok yakından tanıdığı o cesur, biraz da işgüzar Kroll, izleyicileriyle arasındaki bağı daha da güçlendiriyor.
Film boyunca, Kroll’un komedyen olma yolundaki mücadelelerine tanık olurken, aslında herkesin içinde taşıdığı biraz kaygıyı ve belirsizliği de hissediyoruz. Gülümsemek, neşelenmek gerek ancak Kroll’un hikayesindeki bu hüzün, filmi izlerken derin bir yansımaya dönüşüyor. İzleyici olarak, Kroll’un cesareti ve içtenliği sayesinde, onunla birlikte bir yolculuğa çıkıyoruz. Gerçekten de, komedi tamamen kendini bulmakla ilgili, onu anlatırken bile hayatta kalma mücadelesi veriyoruz.
“Little Big Boy,” sadece bir komedi filmi değil; aynı zamanda bir kişinin içsel yolculuğunu, hayatta kalma mücadelesini ve en önemlisi kendi sesini bulma arayışını anlatıyor. Kroll’un hikayesinin derinliklerinde kaybolmaya hazır olun…
Yorumlar