Maymunlar Cehennemi (1968)
Film Özeti
1968 yapımı “Maymunlar Cehennemi”, izleyiciye büyülü ve korkutucu bir evrende, insanlığın en derin korkularıyla yüzleşme fırsatı sunuyor. Franklin J. Schaffner’ın ustalıkla yönettiği bu film, astronot George Taylor’ın (Charlton Heston) bilinmeyen bir gezegene iniş yapmasıyla başlıyor. Gerçekten de, sıradan bir uzay yolculuğunda neler yaşanabileceğini düşünmemiz gerek… Ama bu gezegen, düşündüğünüzden çok farklı. Hani deriz ya, “yıldızlar ötesinde bir hayat var mı?” İşte burada, bir topluluğun maymunlardan oluştuğu, insanlığın köleleştiği bir dünya sizleri bekliyor.
Taylor ve ekibi, hem bilim kurgu hem de aksiyon unsurlarıyla dolu bu yerin sürprizleriyle karşılaşıyor. Yalnızca ilkel yerleşimlerin değil, Jeffersonian’ın devrim niteliğindeki maymunlarının da ortasında buluyor kendini. İlk başta sıradan bir görev gibi görüyordu, ama içlerinde barındırdıkları sır ve tehlike bambaşka! Maymunların, insanların yerini alarak medeniyet oluşturması… Vallahi, bu durum insanın canını sıkıyor. Gerçekten de burada, insanların özünden uzaklaştığı bir yaşam savaşı var.
Ve tabii ki, Dr. Zaius (Maurice Evans), bu karmaşanın tam göbeğindeki isim. Taylor’ın akıllı bir insan olduğunu fark ettiğinde, evrim kuramını sorgulamak zorunda kalır. Of ya, işte bu da tam bir paradoks. Bilim için peşinde koştuğumuz gerçekler, yerleşik inançlarla nasıl çatışabilir ki? Hem de tam böyle bir süreçte. Ama her kötü sahnenin bir kurtulma yolu vardır; idealist Cornelius (Roddy McDowall) ve cesur Dr. Zira (Kim Hunter) ona yardımcı olmak için ellerinden geleni yapıyorlar. Hem biraz gizem, hem de bir kaçış hikayesi… Hayat, zor zamanlarda kaçışlarla dolu değil mi zaten?
Taylor’ın, güzel Nova ile birlikte yaşadığı kaçış ise izleyiciyi heyecanlandırmaktan geri kalmıyor. Sonuçta bu, özgürlük ve insanlık için bir mücadele… “Maymunlar Cehennemi”, yalnızca görsel bir şölen sunmuyor. Aynı zamanda, insanlığın kendi kendine yarattığı cehennemin derinliklerine dalmamızı sağlıyor. İşte bu yüzden, bu film zamanın ötesinde bir başyapıt olarak kalmayı sürdürüyor.
Yorumlar