Künye 143 (2014)
Film Özeti
Zaman, her şeyin sınandığı bir dönemde, Olfat’ın hikayesini çizmeye başlıyor. Bir anne olarak hayatla mücadelesi, tebessüm ederken bir yandan da yüreğinde taşıdığı derin kaygılarla dolu. Kendi evinde sıcak bir ortam yaratmaya çalışırken, birden kapıdan gelen o notuyla her şey alt üst oluyor. “Arkadaşlarımla savaşa gideceğiz.” Bunu okuduğunda hayatının sarsılmasına sessiz kalamaz. Yonos… Oğul sevgiyle büyüttüğü iki evladından biri, artık bir savaşçı olmak için adım atma kararı almış. Bu durum belki de her annenin kabusu. Olfat, bu korkuyla başa çıkarken, bir yandan da içindeki annelik içgüdüsüyle harekete geçer.
Ama işin en zor kısmı, sadece Yonos değil, onun gibi birçok genç, bu savaşın ortasında. Olfat, yasaklar ve korkular içinde bir hayat sürmeye başlar. Savaşın acımasız yüzü, her an kapısına dayanırken, o sadece oğlunu korumaya çalışır. Gözlerinde beliren korku ise ona sürekli olarak “Acaba Yonos sağ mı?” diye düşündürür.
Kerman bakır madeninde çalışan oğlu, savaş çağrısı aldıktan sonra Olfat için her gün ayrı bir mücadele demek. Ama savaşın sert rüzgarları hala yüreğinin göğüs kafesini delip geçemediğinde, aklında bir plan vardır. Her gün biraz daha umutla, bir tayyare gibi uçmaya başladığı o radyoyu sırtına bağlayarak sokağa çıkar. O radyonun sesi onun için, yavrularının hayatından bir parçayı; bir umut ışığını taşımakta…
“Künye 143”, Narges Abyar’ın muhteşem yönetmenliğiyle bizlere sunulmuş, dramanın ve savaşın iç içe geçtiği bir yapım. Merila Zarei’nin Olfat rolündeki performansı, bu duygusal yolculuğa derin bir dokunuş katıyor. İzleyici, her sahnede kendini bir an için onun yerinde hissetmeyi bilinçli bir biçimde öğreniyor. Vallahi, öyle sahneler var ki, içindeki savaş ruhunu hissetmeden geçemiyorsunuz… Hayat, kayıplar ve kazançlar arasında bir denge kurarken, film sadece bir anneyi değil, büyük bir halkın vermesi gereken mücadelenin de hikayesini anlatıyor. Of ya, bu film izlendikçe akıllarda kalacak gibi görünüyor.
Yorumlar