If I Hadn't Met You (2018) Fragman
Film Özeti
Eduard, mutluluğun sembolü olan bir hayat sürerken, ani bir trajedi onu derin bir karanlığa sürükler. Ailesini kaybetmenin acısıyla başa çıkmaya çalışırken, biricik eşi için daha iyi bir yaşam bulma arayışı, onu alışılmadık bir yola doğru yönlendirir. Eğer o gün o kaza olmasaydı, belki de hayatı tamamen farklı bir yolda ilerleyecekti. Ama işte, kaybettikleri için onu paralel evrenlere doğru bir yolculuğa itti…
“If I Hadn’t Met You”, seyirciyi duygusal yüklerle dolu bir dünyaya davet ediyor. Eğlenceyi bir kenara bırakma zamanı; intihar eden bir süper kahraman, kaybolan bir aşk ve paralel evrenler arasında sıkışıp kalmış bir adamla tanışıyoruz. Her bir paralel evrende, Eduard’ın eşiyle yeniden buluşma umudu, izleyicide hem acı hem de tatlı hatıralar uyandırıyor. Sevgilinizin kaybıyla boğuşurken bir başbakanla tanışmak nasıl bir his? Ya da çocukluğunuzdaki hayallerin gerçeğe dönüşmesi? İşte bu film, tüm bu soruları cesurca soruyor.
Joan Noguera ve Kiko Ruiz Claverol’un yönettiği yapım, yalnızca bir bilim kurgu hikayesinden çok daha fazlasını sunuyor. Aşkın, kaybın ve umutların birleştiği bu yolculuk, izleyenlerin ruhuna dokunacak. Pablo Derqui’nin başrolünde olduğu film, izleyiciyi, Eduard’ın yolculuğuna çıkarırken, karşılaştığı her evrendeki farklı versiyonlarıyla da düşündürüyor. “Vallahi harika bir film!” demekten kendimi alıkoyamıyorum. Gerçekten, yaşam ve ölüm arasındaki ince çizgiyi sorgularken, tüm kayıplarımızın bir anlamı olup olmadığını düşünmeye itiyor bizi…
Kısacası, “If I Hadn’t Met You”, yalnızca bir kaybı değil, kayıplarımızla nasıl başa çıktığımızı, hayatın sunduğu alternatif fırsatları ve yine de hayatta kalmanın ne demek olduğunu sorgulayan bir başyapıt. Bu filmi arkadaşıma önerdiğimde, ona “izlemeyi bitirince bana haber et!” dedim… Çünkü izledikten sonra yapacak çok şeyimiz var gibi geliyor.
Yorumlar