If I Could Tell You (2016)
Film Özeti
“If I Could Tell You” filmi, mucizevi bir bebeğin hayali peşinde koşarken insanın içine düşebileceği karanlık ve umutsuz köşeleri gözler önüne seriyor. Abby Taylor (Avery Clyde), yıllarca süren, hem maddi hem de duygusal açıdan tüketici olan fertilite tedavilerinin ardından, hamile kalma arzusunu gerçekleştirmek için sıradan ve güvenilir yolların dışına çıkmaya karar veriyor. Hani derler ya, çaresizlik insana neler yaptırıyor… İşte o noktada Abby’nin hikayesi başlıyor.
Film, çoğumuzun yalnızca sosyal medya etkileşimleriyle duyduğu o siber dünyayı çok etkileyici bir şekilde temsil ediyor. İnternetteki doğal inseminasyon alt kültürü, Abby’ye beklediği mucizeyi sağlayabilir mi? İşte bu soru, filmin belgesel tarzındaki anlatımıyla birlikte derinlemesine işleniyor. Kevin Richardson, Sharon Lawrence ve Jim O’Heir gibi güçlü oyuncu kadrosuyla, izleyicinin kalbinde derin yaralar açan, yalın bir drama sunuyor.
Abby’nin vazgeçmezliği, gözü kara kararları ve içsel çatışmaları, gerçek hayatta da birçok kadının deneyimlediği durumları ele alıyor. “Eğer bir şansım olsaydı…” diye düşünmeden edemiyorsunuz. Her sahne, izleyiciye hamilelik isteğinin yanındaki çaresizliği, umut ve hayal kırıklığı arasında gidip gelen karmaşık duygusal yükleri taşıyor. Hayatın bazen beklenmedik bir çevirme ile kişileri nasıl zorlayabileceğini gözler önüne sererken, “If I Could Tell You” izleyicisini düşünmeye sevk ediyor. Vallahi, filmin bu yanını kaçırmamak önemli.
Harbiden etkileyici bir bakış açısıyla, Abby’nin yolculuğu, en karanlık anlarda bile umudu kaybetmemek gerektiğinin altını çizerken, izleyenlere de ilham verme potansiyeline sahip. Film, “mucize” arayışının her boyutunu keşfederken, gerçeklerin ve yalanların karmaşası içinde izleyiciyi düşündürüyor… Hayat, bazen en beklenmedik yerden karşımıza çıkabiliyor. Ama asıl soru şu: Abby bu yolculuktan nasıl bir ders çıkaracak?
Yorumlar