Gerçek Efsaneler (1998)
Film Özeti
Gerçek Efsaneler (1998), izleyiciyi karanlık bir korku dünyasına sürüklüyor; hem de öyle hem böyle değil, işin içinde geçmişten gelen bir lanet var. New England’da köklü bir tarihi olan Pendleton Koleji’nin kapıları ardında yavaş yavaş ortaya çıkan gizemli cinayetler, adeta bir kabus gibi öğrenci hayatını tehdit ediyor. Herkesin bildiği, ama kimsenin ciddiye almadığı “veyahut da saklayamadığı” hikayeler, bir bir gerçeğe dönüşmeye başlıyor. Yönetmen Jamie Blanks’ın ustaca dokunuşlarıyla, öğrencilerin başlarına gelenler, aslında hiç de yabancı olmadıkları birer efsane gibi karşımıza çıkıyor. Cinayetlerin hemen ardından kampüsün soluk, güvensiz atmosferi abartılı bir gerilim yaratırken, bizleri de merak içinde bırakan sorulara sürüklüyor.
Alicia Witt, Jared Leto gibi başarılı oyuncuların etkileyici performansları, her sahnede tüylerimizi diken diken ediyor. Ama of ya, bu korku dolu hikayelerin, gerçekten yaşanan olaylar haline gelmesi, pansiyon odalarındaki karanlık köşelerden gelen sızıntılarla birleşince insanı içerisine çekiyor. Her an bir ses, bir gölge… Gerçekten de kimse katili bulamazken, herkesin kendi hikayesini savunması, izleyicilere alttan alta bir psikolojik gerilim sunuyor.
Daha önce duymadığınız o efsaneler, birer birer açığa çıkıyor. “Sakın şu köhne dakikalardan geçme,” diyor sanki kahramanlarımız. Zaman tuhaf bir şey, doğru. Sürekli gerginlik ve çözülmesi gereken gizemler bir araya gelince, sonuç olarak harbiden de izlenesi bir film çıkıyor ortaya! Dikkat etmen gereken tek şey, bu filmde korkunun kaynağı en beklemediğin yerden gelebilir… Gerçek Efsaneler, düşündüren tabirimi caizse kan terleten bir gerilim yaratıyor; tıpkı bir gece yarısı yalnız kalmamız gerektiğinde, alev alev yanan bir ateşin etrafında oturur gibi…
Yorumlar