Geliş (2016)
Film Özeti
“Geliş” filmi, uzay ve zaman kavramlarını sorgulatan, insanın doğası üzerine düşündüren bir yapım. Denis Villeneuve’ün yönetmen koltuğunda oturduğu bu eser, sadece bir bilim kurgu filmi olmaktan çok daha fazlası. Film, uzaydan gelen gizemli yapılarla dolu bir dünyada geçiyor. Yani bir sabah uyandığınızda, gökyüzünde beliren devasa silindirlerin işgaline tanıklık etmek… Çok garip, değil mi?
İşi dilbilim olan Dr. Louise Banks (Amy Adams) ve ekibi, bu yapılarla iletişim kurmaya çalışırken, uzaylıların geliş amacını çözmeye odaklanıyor. Hani böyle bir şey var ya, biz insanlar sıklıkla korkmaya meyilliyiz. Acaba bu uzaylılar bir tehlike mi? Yoksa barışçıl bir mesaj mı taşıyorlar? Film, tam olarak bu sorularla boğuşuyor…
Tabii ki, baş karakterimiz Dr. Louise, elindeki imkanlarla sınırları zorlarken; duygusal derinlikleri de ihmal etmiyor. Onun hikayesi, sadece uzaylılarla değil, hayata dair muazzam bir yolculuk aslında. Gözleriyle gördüğümüz bu dünyada, en büyük savaşın iletişim olduğunu anlıyoruz. Ah, of ya, normal bir dil eğitimiyle bu işleri kotaramayız.
Jeremy Renner’ın canlandırdığı bilim insanı Ian Donnelly ve Forest Whitaker’ın karakteri, durumu iyice karmaşık hale getirirken, izleyiciye düşündüren sorular sunuyor. Uzaylılarla iletişim kurmaya çalışmak, insanlığın kendisiyle de yüzleşmesi anlamına geliyor. Geleceği merak etmek, geçmişteki hatalarımızı sorgulamak demek. Hepsi burada gizli…
Sonuç olarak, “Geliş”, bir uzay filmi olmanın ötesinde; insan doğasına dair çok şey anlatıyor. Kimi sahneler duygusal anlarla dolu, kimi sahneler ise merak ve gerilim dolu. Kendi anlam arayışını gerçekleştirmeye çalışan herkes için önerimdir; bir oturuşta izleyin… Değiştireceğine eminim.
Yorumlar