Columbo (1971)
Film Özeti
Bir cinayet işleniyor… Gözleriniz, hepimizin bildiği o kendine has tarza sahip dedektifin üzerine dökülüyor: Komiser Kolombo. Hani o kirli pardesüsü, eski model arabası ve sempatik tavrıyla cinayetleri çözen, bir o kadar da kafaları karıştıran Peter Falk… Harbiden, bu adamın tarzı başka.
1971 yılında başlayan bu efsane dizi, zamanı geldiğinde tüm izleyicileri cezbetmeyi başarmış. Kolombo, her bölümde cinayetlerin peşine düşerken, size daha ilk dakikadan “Kim bu katil?” dedirten bir kurgu sunuyor. Suçluların saklandıkları karanlık köşelere ışık tutuyor… Ama dikkat! Sadece zekası ve ikna kabiliyetiyle değil; yarı şaka, yarı ciddi tavırlarıyla da katilleri köşeye sıkıştırıyor.
Dizinin en dikkat çekici yanlarından biri de, her bölümde komiserin sıradan bir adam gibi davranması. Sempatik, biraz da dağınık bir havasıyla; katili ayaklarıyla değil, aklıyla alt etmeye çalışıyor… Gerek sorularıyla, gerekse gözlem yeteneğiyle ipuçlarını ustalıkla bir araya getiriyor. İşte Kolombo’yu özel kılan da bu. Hemen birkaç cümlede deyip geçemeyeceğimiz bir zekâ oyunu var işin içinde.
Özellikle 70’lerin favori dizilerinden biri olan Kolombo, sadece izleyicileri değil, eleştirmenleri de kendine hayran bırakmayı başarmış. 2 Golden Globe ödülü de cabası… O yılların sinemasal ruhunu yaşatan bir yapım oldu her zaman, düşünsene; insan hala o eski havayı solumak için tekrar tekrar izlemekten keyif alıyor…
Özetle, Kolombo; hem bir dedektif hikayesi, hem de derin bir karakter analizi. Kim bilir, belki de Türkçe dizi izleyecek olsaydık, o cümleler hep böyle olurdu… Oh be, sinema tarihinin en güzel anlarından birine tanıklık etmenin keyfini çıkarmak için hazırsanız, detaylar tam da burada sizi bekliyor!
Yorumlar