Catch-22 (2019)
Film Özeti
Catch-22, izleyiciyi yoğun bir duygusal yolculuğa çıkaran, savaşın absürtlükleri üzerine derin bir bakış sunuyor. Yönetmen koltuğunda George Clooney, Ellen Kuras ve Grant Heslov’un bulunduğu bu dizi, Birleşik Devletler’in Hava Kuvvetlerinde görev yapan John Yossarian’ın hikayesini mercek altına alıyor. Yani, aslında bir nevi savaşın getirdiği mantıksızlıkları sorgulayan bir satranç oyunu gibi… Hani, malum, savaş hikayeleri genelde kahramanlıkla doludur ama burada durum biraz farklı. Vallahi, John, savaşın anlamsız kurallarıyla boğuşuyor ve hemen hemen her şeyden memnuniyetsiz…
Onun sıkıntıları, bir pilot olarak görev yaptığı dönemde, belirsiz ve manasız bazı kuralların arasında kaybolmakta… Mesela bir yerde, “Bu kurala tabi olmalıyım ama neden?” diye sormaktan kendini alıkoyamıyor. Harbiden, izlerken onun çırpınışlarına tanık olmak, içten içe fürunun(eskiden İstanbul’un Tempra fabrikası gibi yeşil) içinde kan kaybetmek gibi, hani anlamadığın bir döngünün içinde kaybolmuşsun da… Sırtındaki yük, insanı bir karşıma geçip konuşmaya zorlar, zira o savaşın ortasında, bir yandan komik bir şekilde bir kozmik absürtlük diğer yandan da derin bir melankoliyle yüzleşiyor.
Dizide olağanüstü bir oyunculuk sergileyen Christopher Abbott gibi isimler, Summers’da durmaksızın şenlik havası yaratıyorlar ama bu ibretlik hikaye sadece aksiyon dolu uçuş sahneleriyle sınırlı değil. Her bölüm, insan ruhunun karanlık köşelerine, korkularına ve onunla baş etme yöntemlerine ışık tutuyor… Yani, sadece bir savaş ve aksiyon dizisi değil, aynı zamanda insan olmak ne demek, onu sorgulayan bir yapım. Sonuç itibarıyla, izleyen herkesin bir şeyler kapmasını sağlayacak, düşündürecek ve derin bir iz bırakacak bir fragman… Of ya, tekrar izlemeyi düşünmeden edemedim!
1 Yorum
Savaşın absürtlüğünü derinlemesine sorgulayan bu dizi, izleyicide kalıcı bir etki bırakıyor. Harika!