Büyük Kötü Kurtlar (2013)
Film Özeti
Bir gece yarısı… Sıfırın altındaki sıcaklık, gökyüzündeki yıldızların bile korkuyla titremesine neden oluyor. İşte “Büyük Kötü Kurtlar” (2013). Quentin Tarantino’nun “yılın en iyi filmi” olarak tanımladığı, eşsiz bir gerilim deneyimi. Filmin ardındaki isimler Navot Papushado ve Aharon Keshales. Ya o oyuncular? Lior Ashkenazi, Tzahi Grad, Rotem Keinan gibi isimler performanslarıyla izleyiciyi resmen parantez içine alıyorlar.
Hani derler ya, masalların bile bir karanlık tarafı vardır, işte bu film, o karanlık tarafı açığa çıkartıyor. İsrail toplumunun derinlerinde yatan varoluşsal kaygılara bir ayna tutuyor. Üç adam… Hepsi farklı hikayelerle, ama hepsi aynı kaderin pençesinde. İntikam peşindeki bir baba, kanuna zarar vermeden adalet arayan bir polis ve mahkemeden salıverilmiş tuhaf bir din öğretmeni… Kim gerçek şüpheli? Asıl mesele bu.
Film boyunca, arka arkaya işlenen cinayetlerin ardındaki gerçekleri çözmeye çalışırken, izleyici kendini adeta bir bulmacanın içinde buluyor. Tam her şey netleşmeye başlarken, beklenmedik bir gelişme patlıyor; of ya, inanın şaşıracaksınız! Bu film, sadece görsel bir şölen değil, aynı zamanda zihninizin derinliklerine dalarak zihinsel bir yolculuğa çıkmaya iten kışkırtıcı bir deneyim. Varlığının en derin köklerine iniyor, insan tabiatının karanlık yönlerini sorgulatıyor.
Gerilimle harmanlanmış bu modern masal, tüylerimizi diken diken ediyor. Duyguların ve olayların iç içe geçtiği bir senaryo ile yüzleşiyoruz ve dialoglar öyle çarpıcı ki, her birini sadık birer ansiklopedi gibi hatırlıyoruz. İzlenesi, tekrar tekrar düşünülesi bir yapım… Öyle bir film ki, izleyici birçok katmanı olan bir hikaye izliyormuş gibi hissediyor. Kötülüğün ve adaletin peşinde koşarken, aydınlık ve karanlığın arasındaki ince çizgide yürümek zorunda kalıyoruz. İzledikten sonra, ne düşündüğünüzü bir köşeye not edin; çünkü “Büyük Kötü Kurtlar” iz bırakıyor…
Yorumlar