Bir Zamanlar Anadolu'da (2011)
Film Özeti
Bir Zamanlar Anadolu’da, Nuri Bilge Ceylan’ın derin ve çarpıcı anlatımıyla Anadolu’nun bozkırlarında geçen dolu dolu bir hikaye sunuyor. Gece uzun ve bitmek bilmeyen bir karanlıkla örtülüyken, bir cinayet soruşturması yavaş ama kesin adımlarla ilerliyor. Savcının, komiserin, jandarmanın ve bir doktorun hikayede yer aldığı bu ekip, Kenan ve Ramazan’ın gömdüğü cesedi aramak için macera dolu bir yolculuğa çıkıyor. Her biri kendi iç dünyasında boğuşurken, bu çetin coğrafya onların ruhsal derinliklerine de ışık tutuyor.
Cetvel gibi düz yollarda ilerlemek bir yana, çamur içinde kaybolan araçlar, arka planda bir zamanlar kalabalık olan o kasabanın sessizliği… Kenan’ın sarhoş haline geri dönerek sadece birkaç ayrıntıyı hatırlaması, cinayetin arka planında gizli kalanların peşine düşüyor. Top gibi bir ağaç ve bir çeşme… Gerçekten de bu düzlükte ceset kaybolup gitmiş mi? Ya da tüm bunların ardında başka bir hikaye mi yatıyor?
Ekip, zamanla daha derin bir sorgulamaya giriyor. Arap Ali’nin, “Bir zamanlar Anadolu’da” diyerek her şeyin seyrini değiştiren o masalsı sözü, belki de hepimizin içindeki anlatma arzusunu hayata geçiriyor. Baktıkça karartmaya, karanlığa… Kimi zaman bir arkadaşlığa dönüşen bu serüven, bazen ise derin bir yalnızlığa.
Zaman geçtikçe, gündüzün sert ışıkları karanlığın koyulaşmasını engelleyemiyor. Araç farlarının titreşen ışığında, otların arasında dolaşan gölgeler büyük bir sırra dönüşüyor. Geçmişte yaşanan olaylarla, şimdi arasında gidip gelen bu yolculuk, ruhsal bir yolculuğa da dönüşüyor. İşte hayat, bir masal gibi… Herkesin kendi hikayesini anlatacağı o anı bekliyor. Vallahi, bir bakmışsınız gece ile gündüz bir araya gelmiş… Hayatın gizemi ise derin mavi gözlerde gizli.
Yorumlar