Bert Kreischer: The Machine (2016)
Film Özeti
Ağır bir günün ardından, bir nefes almak isterseniz, “Bert Kreischer: The Machine” tam size göre. Yönetmen Ryan Polito’nun gözünden aktarılan bu yapım, yalnızca bir komedi gösterisi değil; adeta hayatın içinden bir kesit. Bert Kreischer, sahnede kendisini olabildiğince rahat bırakıyor ve izleyicisini milyar dolarlık gülme terapisine davet ediyor. Yani, bu adamı izlerken kendinizi gülmekten alıkoyamıyorsunuz, öyle bir hali var ki…
Kreischer, sıradan bir adamın başına gelmiş en çılgın olayları anlatırken, izleyiciye de o anları yaşatıyor. Her hikayesi, gülmekten karın kaslarınıza kramp girmesi için yeterli. Bir ayı ile yaşadığı unutulmaz karşılaşmayı ya da Rusya’daki efsanevi yolculuklarını öyle bir dille anlatıyor ki, sanki oradaymışsınız gibi hissediyorsunuz. Abi, bir anlatsa, insanın aklı çıkıyor. Gözlerinizi açıp, gülüşünüze hâkim olmaya çalışsanız bile, nafile…
Her bölümde, bir anınızı ya da hatıranızı hatırlatacak dozda samimiyet var. Hayatta karşılaştığınız her şey birer hikaye… Kreischer, bunları ustaca işleyerek, insanın en karanlık anlarından bile nasıl gülünç bir şey yaratabileceğimizi gösteriyor. Özellikle o Rusya macerası var ya, vallahi gidip onu yaşamak istiyorsunuz ama neyse ki sadece izlemekle yetinin. Her hikaye sonunda bir tıkanıklık ya da merak bırakıyor, bu da onu daha ilginç kılıyor.
İşte tam da bu sebeplerden, “Bert Kreischer: The Machine”ı izlemeyi mutlaka öneriyoruz. Hayatın en çılgın, en absürt anlarını bir komedi gösterisiyle buluşturan bu yapım, ruh halinizi tamamen değiştirip sizi daha iyi bir gün geçirmenize yardımcı olacaktır. İzlemeye değer, harbiden. Eğlencenin doruklarına ulaşmak isterseniz, Bert’in dünyasına dalmaktan çekinmeyin…
Yorumlar