Banshee (2013)
Film Özeti
Banshee, gizem dolu bir kasabanın karanlık köşelerinde, suç ve tutku dolu bir hikaye sunuyor. Karşınızda, hapisten yeni çıkan ve geçmişin gölgeleriyle yüzleşmek zorunda kalan bir mücevher hırsızı var… Anthony Starr’ın canlandırdığı bu karakter, hem kendini bulmaya hem de kaybettiklerini geri almaya çalışıyor. On beş yıl önceki soygunda kendisine ihanet eden eski ortağının peşine düşmesi ile olaylar hızla gelişiyor. Ama işin asıl tuhaf tarafı, bu adamın hırsızlık yaptığı dönemde tanıdığı Anna’nın artık Carrie adlı bir emlakçı olması. Hayatı baştan sona değişmiş, ailesi var ve üstüne üstlük güç sahibi bir adamla evli. Düşünsene, yıllar sonra karşında çıkıyor… Of ya, nasıl bir durum değil mi?
İşin içinden çıkılmaz bir hal alıyor çünkü kahramanımız aynı zamanda kasabanın yeni şerifi Lucas Hood kılığına girmeyi tercih ediyor. Banshee’nin kanunsuz yapısını benimsemesi, onu mafya babasıyla yüzleşmeye kadar götürüyor. Düşünmeden edemiyor insan; ya sürekle birbirini takip eden bu tehlikeli oyun… Şerif olduğu için orada durması gerektiğini biliyor ama içindeki hırsız ruhu onu itiyor. Bu sırada, geçmişteki soygunun izlerini süren başka bir patron var; Bay Tavşan. Hani o, olayların arasında nasıl bir sürpriz yaratacak göreceğiz. Her anında bir gerilim ve aksiyon var.
Kısacası, Banshee sizi kendi karanlık sokaklarına davet ediyor. Gerilimin tavan yaptığı, sürprizlerin peşinin hiç kesilmediği, bir suç ve dram hikayesi… Herkes geçmişin peşinden koşarken, hakikatte hiç beklemediğimiz derinlikteki ikili ilişkilerin de ortaya çıktığı bir serüven. İyisi mi, ekranlara kilitlenin; heyecan dolu bir yolculuk sizleri bekliyor!
Yorumlar