Arkadaşım Dahmer (2017)
Film Özeti
“Arkadaşım Dahmer” filmi, izleyicileri son derece derin bir yolculuğa çıkarıyor. Ohio’nun küçük bir kasabasında, 1978 yılında geçen hikaye, sıradan bir lise öğrencisi olarak görünen Jeffrey Dahmer’ın karanlık yolculuğunu ele alıyor. Ama işin garip kısmı, herkesin göz ardı ettiği o sıradan görünüm altında, hayatının nasıl bir kabusa dönüştüğünü görmek…
Jeffrey, liseden mezun olmak üzere. Ancak, ne yazık ki okulda geçirdiği yıllar yalnızlıkla dolu… Arkadaş edinmekte zorlanan, ya da daha doğrusu edinemeyen bu çocuğun hayatı, evdeki kaosla daha da bir tehlike arz ediyor. Muhteşem bir yetenekle, hayvan ölülerine merak sarmışken, ailesinin içindeki çatışmalar, onu normal bir çocuk olma çabası içine iterken, aslında neler kaybettiğini fark etmiyor bile. Annesinin paranoyası ve babasının pasif-agresif tavırları arasında sıkışıp kalmış bir ruha dönüşüyor. Abicim, hani bir yerde sıkışıp kalırsın ya, işte tam öyle bir şey…
Film, Marc Meyers’ın usta yönetmenliğiyle bezeli, gerçek bir öyküden yola çıkarak, izleyicinin yüzleşmesi gereken bir dizi soru bırakıyor. Bizi düşündüren, içsel bir sorgulamaya iten bir yapım bu. Örneğin, bir insan ne zaman bir canavara dönüşür? Hangi olaylar veya travmalar onu bu yolda götürür? Dolayısıyla, “Arkadaşım Dahmer” sizleri sadece bir gerilimle değil, derin bir psikolojik analizle de yüzleştiriyor.
Jeffrey’nin yalnızlığının, insanlık haliyle buluştuğu o karanlık köşede, sadece onu izlemekle kalmıyor; aynı zamanda onun özlemlerine ve kaygılarına da tanıklık ediyorsunuz. Lise hayatındaki çalkantılar, giderek daha da kasvetli bir hal alıyor. Doğru arkadaşlar bulmaya çalışırken, kim bilir belki de hayatın en korkunç gerçekleriyle birleşiyor… Unutmayın, bazı şeyler sadece görünüşte masumdur. Of ya, gerçekten bu film izlerken, bir tarafa savrulmuş hissetmemek elde değil. Harbiden gerçekten derin bir yapım olmuş!
Yorumlar