Anna (2019)
Film Özeti
Anna, kendini yalanlarla örülü bir dünyada kaybolmuş hisseden, eşsiz bir kadın… Film, izleyiciyi öyle bir serüvene sürüklüyor ki, her köşede bir sürpriz, her sahnede yeni bir gerçeklikle karşılaşıyoruz. Anna Poliatova, hayatında bin bir yüz taşıyan bir suikastçı. Ama bu suikastçi, sıradanların çok çok ötesinde; onun güzelliği sıradan bir yüz olmanın ihanetiyle dolu. Zaten öyle olmasa, bu kadar çok hayata sığmayı neden denesin ki?
Moskova’da bir pazar tezgahında satılan elmaların ardında – ki biz ona “sıradan” deriz – Paris’in ışıldayan sokaklarında podyumda yürüyen bir model olarak parlayabilir. Ama aslında kimse onun karanlık sırlarını bilmez. Her biri birer maske, her biri ayrı bir hayat… Paris’taki zarafeti, onu tahmin etmenin imkansızlığına, gizemini daha da derinleştiriyor. Anna’nın hikayesi, her köşesindeki döngüsel karmaşa ile dolu, evet, ama bunun yanında kesinlikle bir soğukkanlılık ve hesaplanmış bir strateji var. Hani bazen düşünmezsiniz ama, bu kadar çok kişinin sevdiği bir mankenin yanındaki polis, o kadının gizemini örtmek için çalışıyor olabilir. Of ya, bu işin neresinde olduğunuzu bulmak gerçekten zor.
Luc Besson’un ustalıkla yönettiği “Anna”, aksiyon severlerin kalbine adeta binlerce ok fırlatıyor. Her sahnenin temposu öyle bir vuruyor ki, Anna’nın iki yüzüyle, durmadan oyun oynayan satranç ustası gibi, biz de sürekli düşünmek zorunda kalıyoruz: “Şu an hangi Anna’yı izliyorum?” Kısacası, bu film sadece bir macera sunmakla kalmıyor, aynı zamanda izleyicinin zekâsına da bir meydan okuma tasarlıyor… Her seferinde bir adım ileri, ama asla geri adım atmadan!
Anna, sadece bir suikastçı değil; o, hayatların arka planında gizlenen bir ilüzyon, bir labirent ve dönmek bilmeyen bir yolculuk. Kendi kimliğini bulmak, ya da onu kaybetmek, hepsi bu yolun bir parçası. Şimdi, oyunun sonuna kadar beklemek gerek… Çünkü gerçekler, her zaman görünenden daha derin ve karmaşık olabilir.
Yorumlar