Adele'nin Olağanüstü Maceraları (2010)
Film Özeti
Yıl 1912. Genç ve cesur bir gazeteci olan Adele, sıradan bir hayat istemiyor; o, sınır tanımayan bir maceracı. Mısır’a doğru yola çıkarken, kollarını sıvıyor ve bilinmeyen sırlarla dolu bir dünyaya adım atıyor. Ama işin en heyecanlı kısmı burada bitmiyor. Paris’te işler bir hayli karışık… Ulusal Tarih Müzesinde sergilenen 136 milyon yaşındaki bir pterodactyl yumurtası, bir gizemli şahıs tarafından kuluçkaya yatırılıyor. Yumurtadan çıkan bu canavar, şehri bir kaosa sürüklüyor. Evet, yaşanan korku ve dehşet, herkesin peşine düştüğü bir kâbusa dönüşüyor ama Adele için bunlar sadece günlük heyecanlar… “Vay be, harbiden macera dolu bir hayat bu!” diyor kendine.
Luc Besson’un harika yönetmenliğiyle, sahneler bir solukta akıp geçiyor. Louise Bourgoin’un canlandırdığı Adele karakteri, sadece cesaretiyle değil, aynı zamanda zekası ve kararlılığıyla da dikkat çekiyor. Hani bazen insanın hayatta kalabilmesi için gelişen olaylarla mücadelesi, bir anı gibi geçerken, Adele’nin amacına ulaşma azmi sizi gerçekten etkiliyor. Mathieu Amalric ve Gilles Lellouche gibi ünlü oyuncular da hikayeye eşlik ettikçe, her şey daha da heyecanlanıyor.
Adele’nin peşinde olduğu bu macera bizi, bir yandan cesaretin ve fedakarlığın, diğer yandan da yıkımların ve kaosun hikayesinin ortasına sürüklüyor. Gözlerinizi ekranlardan ayıramayacaksınız. E bu kadar da durup düşünecek halimiz yok, değil mi? Adele’nin olağanüstü hikayesi, tarihin derinliklerinden günümüze uzanan bir macera sunuyor. Uçan dinozorlar, Mısır’ın tarihe tanıklık eden sırları ve efendim, bir de bu cesur kadın… Hepsi, onun beklenmedik olaylar silsilesi içinde nasıl hayatta kalabileceğini görmek için baş döndürücü bir yolculuğa çıkmaya davet ediyor. Vallahi, sinemanın sunduğu bu tür maceralar insanı bambaşka bir dünyaya sürüklüyor…
Yorumlar