When You Finish Saving the World (2023)
Film Özeti
“When You Finish Saving the World” filmi, izleyicileri hem düşündüren hem de duygulandıran bir rüzgar gibi esiyor. Jesse Eisenberg’un yönetmen koltuğunda oturduğu bu yapım, hayatın karmaşasını, aile bağlarını, ve özellikle de gençliğin getirdiği sorgulamaları gözler önüne seriyor. Julianne Moore’un etkileyici performansı ve genç Finn Wolfhard’ın enerjisiyle harmanlanan hikaye, keskin ve gerçekçi bir bakış açısıyla karşımıza çıkıyor.
Nathan, genç yaşta baba olmanın getirdiği sorumlulukları omuzlamaya çalışırken, herkesin tamamlanmasını beklediği o “baba” kimliğini keşfetmeye çalışıyor. Tabii bu süreçte ağır yüklerle yüklü bir ruh hali içinde. Diğer yandan, Rachel’ın annesiyle disfonksiyonel ilişkisi, onun dünyasında oldukça derin yaralar açmış. Dışarıda herkes hayatı yaşarken, Rachel kendi içsel çatışmasıyla boğuşuyor. Of ya, gerçekten şu dönemde büyümek hiç de kolay değil! Ziggy ise köklerini arayarak neyi kaybettiğini ve neyi bulmaya çalıştığını sorguluyor. Bu arayış, onun için bir çeşit özgürlük mü, yoksa daha fazla karmaşa mı?
Film, alt metninde tüm bu karakterlerin birbirleriyle olan diyalogları üzerinden hayatın karmaşasından bahsediyor. Kimi zaman gülümseten, kimi zamansa gözyaşlarını tutmanın zor olduğu anlarla dolu. Kişisel hikayeler çok farklı görünse de, aslında hepsi kalpten gelen bir bağ ile birbirine bağlı. İnsan ilişkileri işte böyle karmaşık… Hani bazen göz göze geldiğin birine, “Anlıyorum” diyebilmek harbiden de önemli.
“When You Finish Saving the World”, izleyicilere ayna tutuyor. Her bir karakter, kendi yolculuğunda farkındalıklar kazanarak evet, aslında biz de bu hikayenin içindeyiz dememizi sağlıyor. Sonuç olarak, bu film, sadece bir dram değil; bir yolculuk, bir keşif ve en önemlisi… Bizi kendimizle yüzleştiriyor.
Yorumlar