Vida (2018)
Film Özeti
“Vida” filmi, hayatın karmaşasının ve ailenin sırlarının ne kadar derin olduğunu gözler önüne seriyor. İki Meksika kökenli-Amerikalı kız kardeş, Eastside Los Angeles’taki eski mahallelerine dönmek zorunda kalıyorlar. Ancak, bu dönüş sadece fiziksel bir yolculuk değil. Geçmişle yüzleşmek, kaybettikleri hemen her şeyi tekrar anlamak ve… annelerinin gizemli kimliğiyle ilgili beklenmedik gerçeklerle karşılaşmak zorundalar. Melissa Barrera ve Mishel Prada’nın hayat verip canlandırdığı karakterler, birbirlerinden tamamıyla farklılar. Birbirinin zıttı olan bu iki kız kardeşin hayatları, geçmişle yüzleşmek zorunda kalınca bambaşka bir hal alıyor.
Annenin kaybı, yalnızca bir boşluk değil; aynı zamanda bir gizem ve kaçırılan fırsatlar silsilesidir. “Vay be, ne kadar karmaşık durum!” diye geçiriyorsunuz içinizden. Film, kaybın getirdiği acıyı, gizli kalmış sırların açığa çıkmasının verdiği çatışmayı… adım adım işliyor. Şehir, sadece bir arka plan değil, aynı zamanda karakterlerin psikolojik yolculuklarında bir nevi yansımaları. Kız kardeşlerin mücadelesi, yüksek sesle tartışmalar ve içsel çatışmalarla dolu. Her an, izleyiciyi derin bir duygunun içine çekiyor.
Bir yandan kardeşler arasındaki bu gerilim, diğer yandan mahalledeki sosyo-kültürel değişimler… hepsi, geçmişten günümüze uzanan bir hikaye anlatıyor. “Of ya, bazen çok derin, çok karamsar ama gerçek!” dedirtecek sahnelerle dolu. Acılar, aşklar, düşkünlükler… hepsi iç içe geçmiş. “Vida”, izleyiciye bir ailenin dinamiklerinin ne kadar karmaşık ve bazen de yıkıcı olabileceğini hatırlatıyor. Her sahnede, kayıplarımızı ve geçmişimizi kabullenmenin önemini sorguluyorsunuz. Harbiden de mesele sadece bir film değil; hayatın kendisiyle ilgili bir iç gözlem. Kız kardeşlerin bu yolculuğunda, her adımda izleyici olarak kendinizi bulmanız kaçınılmaz…
1 Yorum
“Vida”, aile bağlarını ve geçmişi ustaca harmanlayan etkileyici bir film.