Veronica (2017)
Film Özeti
90’lar Madrid’inde geçen “Veronica”, Paco Plaza’nın gözünden hayat bulmuş bir korku destanı. Şanına yakışır cinsten bir film olan bu yapım, gençlik kaygılarının ve doğaüstü güçlerin iç içe geçtiği, tüyler ürpertici bir hikaye sunuyor. Evet, gençlerin ruh çağırma oyunu oynaması sıradan bir durum gibi görünüyor ama işin içine tehlikeli varlıkların girmesiyle bu oyun, akıl almaz bir kâbusa dönüşüyor. Gerçekten de… korkunun ne demek olduğunu anımsatan sahnelerle dolu.
Sandra Escacena’nın başrolünde yer aldığı “Veronica”, bir genç kızın, henüz anlamlandıramadığı ruhsal buhranlarının ve hayaletlerle dolu bir dünyaya adım atışının hikayesini anlatıyor. Film, aynı zamanda, asla kapanmamış, korkutucu gerçek polis dosyalarına işaret ediyor ki bu durum izleyiciyi daha da tedirgin ediyor. Düşünsenize, birinin başına gelmiş bu olaylar, pek çok kişinin hatırlamadığı, unuttuğu ya da atladığı anılara dönüşüyor. Vallahi, yaşarken değil ama filmin hemen peşinden eve döndüğünüzde bir tuhaf hissiyat kaplıyor insanı…
Görsel estetik açısından da “Veronica”, türün klasiği olmayı başarıyor. Her sahnesi özenle hazırlanmış; karanlık ve gölgelerin saldığı rahatsız edici havayı hissetmemek imkansız. Bir yerden sonra, filmin gidişatına kapılıp gitmekten başka çareniz kalmıyor… Daha önce bu tarz bir gerilim yaşadıysanız, çoğu sahnenin derinlerinde farklı bir korku dalgası bulacaksınız. Harbiden, tipik korku filmlerinin çok ötesinde bir deneyim sunuyor. Arkadaşlarınızla izlerken yüksek sesle fısıldayacak, arkanızdaki gölgeye dikkat ederken, aklınızın bir köşesinde “Ya böyle bir şey yaşanırsa?” düşüncesiyle uğraşmak zorunda kalacaksınız. Veronica, korkunun sadece bir film olmadığını, hayaletlerin bizimle yaşadığını görmemizi sağlıyor… Kısacası, bir başyapıt ve izlenmesi gereken.
Yorumlar