Ürpertiler (1975)
Film Özeti
“Ürpertiler” (1975), tam anlamıyla bir David Cronenberg klasiği. Yönetmenin gözünden, korkunun ve bilinmeyenin sınırlarını zorlayan bir hikaye karşımıza çıkıyor. Bir profesör, genetik kodları oynayarak parazitler üzerinde deneyler yapmaya başlıyor. Ama, ahh, ‘az biraz kontrol’ temiz bir plan gibiyken, işler iyice sarpa sarıyor…
Düşündüğünüzden daha yakından tanıdığınız bir yer. İnsanın aklında birurgar kalmayı başaran o sitenin sakinleri, gün geçtikçe garip ve korkutucu bir değişim geçiriyor. Ne yazık ki, bu sıradan insanların bedeni bir tür parazitten etkilenmeye başlıyor. Bu detaylar, izleyiciyi tam anlamıyla ekranın başına kilitliyor. Korku ve cinselliğin iç içe geçtiği bir atmosfer, belki de alışılmadık bir karşılama. Yaşanan her şey, bir kabus gibi ama harbiden gerçek…
İnsanlar birer zombiye dönüşüyor, alışık olduğumuz cinsel kimlikleri kayboluyor, cinsellik bir arzu değil, bir saplantı haline geliyor. Ah, o doktor Roger St. Luc… Ne zor bir durumla karşı karşıya bırakılmış. Yaşadığı şok edici olayları hem çözmeye çalışıyor, hem de bu dehşetle yüzleşmek zorunda kalıyor. “Ne yapmalıyım?” diye düşünmeden edemiyor; durum içinden çıkılmaz bir hal alıyor…
İşte burada, oldukça karamsar bir şekilde gelişen olaylar, izleyicilerde bir merak uyandırıyor. Yönetmenin elinden çıkma gerçekçiliği-soyutluğun sınırlarında dans eden sahneler, içinizi ürpertiyor. Sadece korku değil, aynı zamanda insan doğasının derinliklerinde yer alan karanlığı da sorgulatıyor. Aslında, bu film sadece bir korku hikayesi değil, aynı zamanda insan ilişkilerinin ne kadar karmaşık ve kırılgan olduğunun bir yansıması.
Gözlerinizi ekrandan ayıramayacaksınız. “Ürpertiler”, izleyen her kişiyi derinlerde bir yerlere dokunuyor ve filmin sonuna kadar kaybetmemeniz gereken bir gerilim sunuyor. Hadi, cesaretinizi toplayın ve bu sıradışı deneyime katılın… çünkü bu film, sıradan bir izleme deneyiminden çok daha fazlasını sunuyor.
1 Yorum
David Cronenberg’in “Ürpertiler”i, korku ve insani ilişkilerin derinliklerine cesurca iniyor.