Ufak Tefek Cinayetler (2017) Fragman
Film Özeti
Bazen geçmiş, en beklenmedik anda bir kapıdan sızar ve hayatın akışını altüst eder. “Ufak Tefek Cinayetler” filmi, tam da bunu yapıyor. Dört kadının gençlik dönemlerindeki acımasız bir şakanın ardından yıllar geçiyor, ama izleri silinmiyor. Oya (Gökçe Bahadır), Merve (Aslıhan Gürbüz), Arzu (Tülin Özen) ve Pelin (Bade İşcil)… Her biri kendi hayatında iz bırakan seçimlerle dolu bir geçmiş taşıyor. Hayat, bu dört kadını tekrar bir araya getiriyor ama bu kez durum çok daha ciddi. Kayıp bir sır, içten içe çatışan duygular, ve eski düşmanlıkların yeniden canlanması… Vallahi, o eski günlerdeki masumiyet kalmadı gibi görünüyor.
Cinayet Büro Başkomiseri Kemal (Tansu Biçer) ve yardımcısı Derya (Hayal Köseoğlu), bu karmaşık ilişkilerin ardındaki sır perdesini aralamaya çalışıyor. Ancak, abartısız söyleyeyim ki olaylar düşündüklerinden çok daha çetrefilli. Dört kadının dünyasında, suç ve ceza, dostluk ve ihanet iç içe geçmiş durumda. Her köşede bir sır, her bakışta bir anlam var. Gerçekten de, bu kadınların geçmişi onlara bir kenarından yaklaşıyor. Yıllar geçse bile, bazı yaralar asla kapanmıyor. Geçmişteki hesaplaşmalar, hayatları arasında korkunç bir ip gibi gerilirken… E ne de olsa, ufak tefek cinayetlerin bazen ne kadar büyük sonuçlar doğurabileceğini hiç düşünmemişlerdi.
“Ufak Tefek Cinayetler”, sadece bir cinayet soruşturması değil. Bu film, kadınların dünyasında yaşadıkları ve yaşatıldıkları her şeyin kesitini sunuyor. İzleyici, cinayetler kadar yürek sızlatan anlara tanıklık ediyor. Dram, gülümseme ve gerilim bu filmde bir araya gelerek izleyicinin kalbine dokunuyor. Kim bilir… Belki de geçmişteki hesaplaşmalar bir gün açığa çıkacak ve kimse beklemediği bir sonla yüzleşecek…
Yorumlar