The Woman in the House Across the Street from the Girl in the Window (2022)
Film Özeti
“The Woman in the House Across the Street from the Girl in the Window” gerçekten de her anı dolu dolu, dikkat çekici bir seyir deneyimi sunuyor. Yönetmen Michael Lehmann’ın elinden çıkan bu yapım, kalbi kırık bir kadının yaşamında bir şeylerin yolunda gitmediği hissini sonuna kadar taşıyor. Başrolünde Kristen Bell’ın etkileyici performansı, izleyiciyi adeta kâranlık bir dünyaya sürüklüyor. Anna’nın hikayesinde, monoton geçen günlerin ardında yatan derin acılar ve kayıplar, bir anda yerini büyük bir heyecana bırakıyor.
Anna, koca bir vintagelı şarabı elinde tutarak pencereden hayatı izleyen bir kadındır. Of ya, hayatın ne kadar sıradan ve sıkıcı olduğuna zaman zaman hayıflanıyor. Ama bir gün, karşısındaki evde yeni bir komşunun belirmesiyle resmen bir umut ışığı yanıyor. O komşu kim mi? Elbetteki tüm eksen değişiyor. Yakışıklı Tom Riley ve sevimli kızı, Anna’nın yıllardır kaybettiği neşeyi, belki de biraz heyecanı geri getiriyor derken… Bir cinayet, evet, ruhunu karartan bir cinayete tanıklık ediyor. İşlerin ne kadar karmaşıklaşacağına kimse hazırlıklı değil.
İşte tam da burada, Anna’nın gördüklerinin gerçek olup olmadığı sorusu kafaları karıştırıyor. Sonunda, bu sert dönüşüm, yalnızca bir gizemden çok daha fazlasını vaadediyor: Kendi içindeki savaş. Yalnızlığı, umutsuzluğu ve bir o kadar da cesareti bulunan bir kadının gizemi, izleyiciyi adeta ekrana kenetlerken, sahneler arası geçişlerde yaratılan gerilim, insanı bir an bile rahat bırakmıyor. Ne zaman mutlu bir son, ne zaman karanlık bir gerçek bizleri bekliyor, bilinmez… Harbiden bir yanda umut, diğer yanda korku dolu bir dünya! Bu filmde bir kez daha anlıyoruz ki, bazen hayat, pek çok sorunun cevabını pencereden izleyerek öğreniyor.
Yorumlar