The OA (2016) Fragman
Film Özeti
“The OA”, izleyiciye alışılmışın dışında bir deneyim sunuyor. Hayal gücünün sınırlarını zorlayan bir hikaye ile karşımıza çıkan bu dizi, sıradan bir kaybolma öyküsünün çok ötesine geçiyor. Daha ilk bölümden itibaren, genç kadın Prairie Johnson’ın yedi yıl boyunca yaşadığı esrarengiz kayboluşun ardında yatan gizemleri merakla çözüyoruz. Gözlerimizin önünde şekillenen bir dünya var; kaybolan biri geri dönerken, her şeyin nasıl değişebileceğini gösteren bir yapım…
Brit Marling’in muhteşem performansı ile hayat bulan Prairie karakteri, izleyiciyi derinliklerine çeken bir yolculuğa çıkarıyor. Evinde huzur bulamayan ama bir yandan da kaybolduğu süre zarfında edindiği yeni yeteneklerle geri dönen Prairie, harbiden etrafındaki herkesin hayatını alt üst ediyor. Yani düşün, kaybolup geri döndükten sonra, sadece kendisi değil, etrafındaki beş yabancı ile birlikte, belalı bir görevi üstleniyor. O anlarda ne hissediyoruz biliyor musun? Merak, heyecan ve bir nebze de korku…
Gizli bir akıl oyununa dönüşen bu hikaye, izleyiciyi sadece olayların akışına değil, aynı zamanda karakterlerin içsel çatışmalarına da sokuyor. Her biri birbirine bağlı ama kendi derdine düşmüş beş yabancı, nasıl oluyor da böyle bir görevi üstlenebiliyor? İşte burada, umut ve kaybın dans ettiği için neden sonuç ilişkisi çok karmaşık bir hale geliyor. Dizi bize sorgulattırıyor; belki de dünya, düşündüğümüzden çok daha farklı.
Atmosferiyle ve görsel efektleriyle insanı içine çeken bir yapım olan “The OA”, tam anlamıyla ruhumuzun derinliklerine iniyor. Mistik bir bağ ve ruhsal yolculuk üzerine kurulu bu hikaye, birçok dram öğesiyle birleşip, gözlerimizi ekrandan alamayacağımız bir hal alıyor. Bu dünyada kaybolmanın ve yeniden ortaya çıkmanın ardından gelen dönüşümü anlamak için, bir kez daha “The OA”yı izlemeyi düşüneceksiniz… Her bölüm, bir sonrakiyle bir kıvılcım halinde birleşiyor; izleyiciye soluksuz bir deneyim sunuyor. Of ya, kaçırma!
Yorumlar