Takip: İstanbul (2012)
Film Özeti
“Takip: İstanbul” filmi, aksiyon tutkunlarını mest edecek bir hikaye ile karşımıza çıkıyor. Yönetmen Olivier Megaton’un elinden çıkan bu yapım, Bryan Mills karakteriyle yine karşımıza çıkan Liam Neeson’ın müthiş performansıyla göz dolduruyor. İlk filmde yaşanan acı olayların üstünden bir zaman geçmişken, intikam ateşi bu sefer daha da harlı…
Mills, tatil için İstanbul’a gelen karısını kaybetmişken, bizleri derin bir nefesle karşılıyor. Hani, “Of ya, ne kadar da berbat bir durum!” dedirten cinsten. Ne de olsa, bir baba için evlat acısı yetmezmiş gibi bir de eşini kurtarmak zorunda kalacak! Anne, kız, baba… Hepsi birlikte bir arada, ama bu sefer işler fazlasıyla karışık. Çünkü düşmanı, ilk filmde öldürdüğü düşmanın babası… Harbiden de ilginç bir hikaye, değil mi?
Film, sadece bir intikam öyküsü değil, aynı zamanda gerilim dolu bir yolculuk. Bryan Mills, bu kez kızıyla birlikte düşmanına karşı verdiği savaşı daha da güçlendiriyor. Kızının aklı ve cesareti, bu karanlık yolda ona rehberlik ediyor. Karşılarında güçlü bir rakip var; ama Mills, ne olursa olsun ailesini korumak için her şeyi göze almış durumda. Kimi yerlerde gözyaşları, kimi yerlerde kahkahalar dolusuyla aksiyon dolu sahneler, izleyenleri kesinlikle ekran başına kilitleyecek.
İstanbul’un mistik atmosferi, savaş sahneleriyle birleşince, görsel bir şölen ortaya çıkıyor. Her köşe başı, her dar sokak birer tuzak, birer savaş alanı. Hızlı arabalar, dövüş sahneleri ve nefes kesen kovalamacalar tam da bu filmde buluşuyor… Bazen yaşadığınız o gerilim dolu anı hatırlatıyor, bazen de sıcak bir aile hikayesi sunuyor.
Tekrar hatırlatmakta fayda var; “Takip: İstanbul” sadece bir intikam hikayesi değil, aşkı, bağlılığı ve aile bağlarını sorgulatan güçlü bir yapım. Bambaşka bir İstanbul izlemek için, heyecan dolu bu filme mutlaka göz atmalısınız. Kim bilir, belki de başroldeki o mücadele, sizin de kalbinizi çalmayı başarır…
Yorumlar