Süper Anne (1987)
Film Özeti
“Süper Anne” (1987) filmi, iş hayatının şatafatlı dünyasında kaybolmuş bir kadının, hayatına beklenmedik bir minik sürprizle dönüş yapmasını komik ve duygusal bir dille anlatıyor. J.C. Wiatt, Diane Keaton’ın enfes performansıyla süslediği, kariyerin zirvesinde olan bir idari müşavir. Kendisi tam anlamıyla işkolik, “Kaplan Kadın” lakaplı bir karakter. Hayatında her şey mükemmel görünürken, bir sabah elma yanaklı bir bebeğin kendisine “miras kaldığını” öğrendiğinde, her şey altüst oluyor. Of ya, düşünsenize, kariyer hırsı ve sorumlu bir ebeveyn olmanın en zorlayıcı yüzleşmesiyle yüz yüze geliyor!
Başlangıçta, bu küçük mevzuyu bir evlat edinme ajansına bırakmayı, yani hemen kurtulmayı planlıyordu… Ama işler pek de beklendiği gibi gitmiyor. Sevdikçe, küçücük kızının hayatına ne kadar anlam kattığını anlıyor. Aslında, onu kabul etmek, yeni bir yolculuğa yelken açmak demek. Ama J.C.’nin huyu da pek değişmez! Vermont’a taşındıklarında, bu yeni varlığı ekonomik bir kazanca dönüştürmenin yollarını bulmaya çalışırken, izleyiciler harbiden kahkahayı tutacak.
Film, sadece bir kadının annelikle olan çatışmasını değil; aynı zamanda bir insanın kendi içinde geçirdiği dönüşümü, sevgiyle dolup taşmayı da cesurca ele alıyor. Hayatın sürprizleri, bazen en beklenmedik anlarda karşımıza çıkabiliyor ve J.C. onları kucakladıkça, izleyiciye de bir parça umut saçıyor. Okuduğumuz o “Capra-vari” komedinin tıpkı kalplerimize dokunduğu gibi, aile ve sevgi temaları üzerinden hayatın neşesini vurguluyor. Kısacası, J.C. ile birlikte, her anı keyifle yaşayacağınız bir serüvene atılıyorsunuz. Bazen güldüren, bazen düşündüren bu film, asla kaçırılmaması gereken bir eser!
Yorumlar