Suits (2011) Fragman
Film Özeti
Ünlü hukuk dramasının ikonik yüzü olan “Suits”, zeka, drama ve karizmanın harmanlandığı bir evrende, ne olursa olsun kazanmak için her türlü hileye başvurmaktan çekinmeyen bir dahi avukat ve ondan daha genç, idealist bir çocuğun hikayesini anlatıyor. Gabriel Macht’ın canlandırdığı Harvey Specter, avukatlık dünyasının dibe vurmuş gölgesi. İnanılmaz bir yetenek ve baş döndüren vizyonla donanmış olan bu adam, kendini işin merkezinde spiral bir şekilde buluyor. Ancak tabii ki asıl heyecan, onun yanında üniversite terk olan Mike Ross’un (Patrick J. Adams) belirmesiyle başlıyor. Mike, avukatlık ruhsatı olmamasına rağmen, doğuştan gelen yeteneğiyle Harvey’in hayatına bir tsunami gibi dalıyor.
Of ya, ikisi birlikte öyle bir uyum yakalıyor ki, abartmıyorum, işyerinde tüm dengeleri alt üst ediyorlar. Mike’ın çıkış hikayesi ve Harvey’in profesyonel hayatındaki baskılar, her bölümde derinleşen bir dramatik gerilim oluşturuyor. Ama burada sadece hukuk mücadelesi yok. Arkadaşlık, ihanet, aşk gibi unsurlar da harmanlanıyor ve izleyiciye adeta büyüleyici bir deneyim sunuyor. Rick Hoffman’ın oynadığı Louis Litt, abartısız bir fanatik avukat portresi çizerken, Sarah Rafferty’nin Donna Paulsen karakteri, tüm bu karmaşanın içinde bir denge unsuru oluyor.
Hayatta kalmak için her yol mubahtır, derken, ikili arasında yaşanan çatışmalar ve dostluklar, diziye ayrı bir derinlik katıyor. Vallahi, evde tek başına izlerken bazen kahkaha atıyor, bazen gergin bir heyecana kapılıyorsunuz. Her bölümde, Mike’ın geçmişinin peşini bırakmaması ve Harvey’nin diplomasi uzmanlığı, bizi ekranın başına kilitliyor. Hayatın acımasız gerçekleriyle dolu olan bu dünyada, dostlukların, sırların yanı sıra, verdiğimiz kararların sonuçları üzerine düşünmeye iten bir senaryo var. Harbiden, bir avukatın hayatını hiç düşündünüz mü? Şayet düşünmediyseniz, “Suits” ile bu dünyaya adım atın; pişman olmayacaksınız…
Yorumlar