Subay ve Casus (2019)
Film Özeti
Bir dönemin en skandala açık davalarından birine ışık tutan “Subay ve Casus”, Roman Polanski’nin özenle işlediği bir yapım. Ocak 1895’te, genç ve idealist subay Alfred Dreyfus’un başına gelenler, tam bir kabus gibi. Almanya’ya bilgi sızdırmakla suçlanan Dreyfus, henüz hayatının baharında, Şeytan Adası gibi bir yere mahkûm edilir. Vallahi bu işin içinde bir bit yeniği var…
Georges Picquart, askeri istihbaratın başında. Görevini ciddiyetle yapan bir adam. Ancak, yavaş yavaş fark eder ki, bu suçlama ve peşinden gelen herkesin gözü önünde yaşanan olaylar, asla göründüğü gibi değildir. Yalanlarla dolu bir labirentin içine doğru çekilirken, hem kendi hayatını hem de hayatındaki diğer insanların kaderlerini sorgulamaya başlar. Hani derler ya, bazı taşların altından neler neler çıkar; işte burada da benzer bir durum söz konusu. Bu tam anlamıyla bir sorgulama süreci…
Yönetmen Roman Polanski, tarihi arka planda süzülen dramayı o kadar iyi yansıtmış ki, izleyici bir an bile gözünü ayıramıyor. Jean Dujardin’in Dreyfus rolündeki müthiş performansı, Louis Garrel’in Picquart karakteriyle olan ilişkinin derinliği ve Emmanuelle Seigner’in güçlü varlığı, filmin hem dramatik hem de duygusal yükünü artırıyor.
Gerçek olaylara dayanan bu film, tarihsel bir kurgunun içindeki sırları değil sadece. İnsan doğasının karanlık köşelerine de ışık tutuyor. Of ya, insanın aklında dönüp duruyor; doğru olan ne, kimdir? Hayat, asla düşündüğümüz gibi değil…
Sonuçta, “Subay ve Casus”, hem bir casusluk hikayesi hem de insan ruhunun derinliklerine dokunan, sorgulayıcı bir bakış açısıyla bezeli bir yapım. Gerçekten izlenesi!
1 Yorum
Tarihi dramayı ustaca sunan etkileyici bir yapım. İzlemeye değer!