Son Nefes (2024)
Film Özeti
“Son Nefes” (2024) filmi, Oksijen cenneti olarak bilinen dünya ile gerçeklerin acımasız kutuplaşmasına dokunan çıldırtıcı bir hikaye sunuyor. Yönetmen Stefon Bristol, göz alıcı görselliği ve etkileyici anlatımıyla izleyicileri derinden sarsacak bu projeyi üstlenmiş. Jennifer Hudson’ı olağanüstü bir annelik çekişmesinde, Milla Jovovich’i ise karanlık bir düşman olarak izlemek gerçekten heyecan verici. Daha hikaye başlar başlamaz, nefes almak için verdiği savaşı göreceğiz.
Dünyanın havasının tehdit altında olması, insanların nasıl sertleşebileceğini, dayanıklılığını ve sırlarını ortaya çıkarıyor. Aksiyonu bir kenara bırakıp bir de güçlü bir duygusal bağ kurmuş, anne-kız ilişkisini yücelten bir yapı ortaya koymuşlar. O kadar ki, tam da umudun tükendiği anda bir ışık gibi beliren jeneratör, hayatta kalanlar için son derece kıymetli bir varlık haline geliyor. İçinde bulundukları sığınaklarda ne kadar uzun kalacaklar? Hava yetmeyecek mi? İnsanı gerim gerim geren bu soruları yanıtlamaya çalışırken, her köşede bir tehlike, her an bir ihanet var…
Quvenzhané Wallis’in doğal oyunuyla, naifliğin ve cesaretin sembolü olan küçük kızı gözlerimiz dolarak izlerken, harbiden birçok duyguyu aynı anda hissedeceğiz. Sam Worthington ve Common, karakterleriyle bu karmaşık dünyanın sıradışı dinamiklerini daha da derinleştiriyor. Aman dikkat, gözlerinizi ekrandan ayırmanın imkânı yok!
Dünya artık oksijensiz bir zindan… Vallahi, hayatta kalmak bir lütuf olmaktan çıkıp adeta bir lanete dönüşüyor. “Son Nefes”, yalnızca bir hayatta kalma öyküsü değil; umut, cesaret ve insanlığın sınırlarını zorlarken üzerinde durulması gereken toplumsal meseleleri sorgulayan bir film olarak karşımıza çıkıyor. Bu çarpıcı bilim kurgu, izleyiciyi kendine çekerken düşündürmeyi de başarıyor. Belki de beklenmedik bir tehlikeyle karşılaşan bu kadın, her şeyin önüne geçiyor… Bize sadece izlemek kalıyor.
Yorumlar