Siyah Telefon 2 (2025)
Film Özeti
Dört yıl önce, Finney Shaw için hayat her şeyin bittiği yerden başlamıştı. Korkunç The Grabber’ın pençelerinden kurtulmayı başarmıştı; ama şimdi, beş yıl sonrasını düşündüğümüzde, işler pek de kolay değil. Artık 17 yaşında olan Fin, geçmişin gölgeleriyle yüzleşirken, o lanet olası siyah telefon yeniden çalmaya başlıyor. Of ya, bu sefer durum gerçekten ciddileşiyor! Kardeşi Gwen’in rüyasında duyduğu o korkutucu sesler… Güzelim, nasıl bir kabus bu? Kız kardeşinin rüyalarında aldığı çağrılara odaklanırken, Fin, geçmişin izlerini silmekte zorlanıyor.
Tabii ki Gwen, Fin’i kış kampına gitmeye ikna edince… Oh, tam bir serüven. Bir yanda çocukların kaybolduğu Alpine Lake, öte yanda geçmişin getirdiği yaralar. Yalnızca beraber olmanın getirdiği güçle, bu kar yağmurları altında gizem dolu olayları çözmeye çalışırken, ikili olası bir intikam dalgasının peşine düşüyor. Harbiden, The Grabber yine sahnede! Fin ve Gwen, kar fırtınasının derinliklerinde, katilin aile bağlarını açığa çıkartıken, gerilim kat kat artıyor.
Mason Thames ve Madeleine McGraw’ın performanslarıyla karşılaştığımız bu travmatik yolculuk, her ne kadar korkunç olsa da, bir o kadar da etkileyici. Sonuçta, hayatta kalmak için her şeylerini ortaya koyacaklar ve bu sefer bir yalnızlık hikayesinin ötesinde, kardeşlik vurgusuyla dolu bir yapım izliyoruz. Scott Derrickson’ın yönetmenliğinde, ikilinin başına gelenler, onları ölüme ve ötesine götürecek kadar tehlikeli bir yolda ilerleyecek. Fin ve Gwen, ölümden daha güçlü bir varlıkla yüzleşmek zorunda kalacaklar… Ve bu, oldukça heyecan verici. Korku filmleri arasında nereye konumlanacağını merak ettiğimiz, daha önce hiç karşılaşmadığımız bir hikaye geliyor. 2025 yılını iple çekiyoruz!
1 Yorum
İlk filmdeki gerilim ve karakter derinliği, devam filminde bir adım daha ileri taşınıyor. Merakla bekliyoruz!