Sinek (1986)
Film Özeti
1986 yapımı “Sinek”, David Cronenberg’ın sinema dilindeki ustalığını bir kez daha gözler önüne seriyor. Film, karizmatik ama biraz çılgın bir bilim adamı olan Seth Brundle’ı merkezine alıyor. Jeff Goldblum’un başrolü üstlendiği Brundle, maddenin teleportasyonu üzerine çalışırken, hayatının aşkını buluyor, güzel gazeteci Veronica Quaife ile arasında özel bir bağ oluşuyor. Böyle bir hikaye yazılmış mıdır, bilmem ama gerçekten “aşk” ve “bilim” muazzam bir karışım oluşturuyor.
Hadi ama, Brundle’ın başarısının sevinci kısa sürüyor. O kadar heyecan verici bir deneyin içinde, ne yazık ki bir sinek de var. Evet, yanlış duymadınız… Yani, bu küçük yaratık, her şeyi altüst edecek potansiyele sahip. İşte burada film, çarpıcı bir dönüş yapıyor. Yavaş yavaş, dönüşüm süreci başlıyor; Brundle’ın fiziksel ve ruhsal durumundaki değişiklikler, izleyiciyi derinden etkiliyor. Hem bilimsel bir deneyin sonuçları hem de sevgiliye duyulan özlem… İkisi de birbirine kenetleniyor ama bir o kadar da acı veriyor.
Gerçekten, Brundle ve Quaife’nin yaşadığı bu dram, sinema tarihinin belki de en unutulmaz anlarından biri. Duygusal bir gerilim içinde kayboluyoruz. Hatta bazı sahneler var ki, gözlerimizi kırpamıyoruz; daha ne kadar dayanabiliriz ki… Cronenberg, önceki filmdeki hikayeye yeni ve özgün bir bakış açısı getiriyor. 1958’de Cerrah Raphael tarafından oluşturulan orijinal eser, elbette unutulmaz ama 1986 yapımı “Sinek” onun efsanesini bir başka boyuta taşıyor.
Sonuç olarak, “Sinek” sadece bir korku ya da bilim kurgu filmi değil. Aynı zamanda, insanın kendi özünü kaybetme riski, sevgiyi ve kaybı sorgulayan bir hikaye. İzlemeden geçmeyin, çünkü bu filmdeki dönüşüm süreci bir daha unutulmaz…
Yorumlar