Sin instrucciones (2024)
Film Özeti
Hayat, bazen aniden değişen bir senaryo gibi karşımıza çıkar. “Sin instrucciones” filmi de tam böyle bir hikaye sunuyor. Yönetmen Marina Seresesky’nin kalemiyle hayat bulan bu film, bizi sıradan bir plaj kasabasının sakin ama çalkantılı hayatına davet ediyor. Leo, hayatta kendi başına yürüyen, lükse delicesine düşkün ve çapkın bir adam. Yani, tam bir “kızların gözdesi”! Ama bir gün, geçmişinden gelen Julia, hayatında beklenmedik bir değişime neden oluyor. Abicim, düşünsenize; bir sabah kapınızda bir bebek buluyorsunuz! Olaylar tam burada başlıyor…
Julia, Leo’ya bir bebek bırakıp, sabahın ilk ışıklarında kayboluyor. İşte bu noktada, Leo’nun hayatındaki her şey alt üst oluyor. Hayalperest bir adamdan, aniden babalık sorumluluklarıyla yüzleşmek zorunda kalan biri haline geliyor. “Of ya, bu da benim başıma gelecek miydi” demekten kendini alamıyor. Kendi hayatı, eğlencesi, sorumsuzluğu derken, bir bakıyor ki etrafında bir hayat var. Ama bu hayat, Leo’nun sanıldığı kadar kolay değil. Kendi içsel yolculuğuna çıkıyor ve hem kendisiyle yüzleşiyor hem de gerçek hislerini keşfediyor… İlişkiler, aile, geçmiş… Hepsi bu filmde bir araya geliyor.
İzleyicide merak uyandıran bir dinamikle dolup taşan “Sin instrucciones”, sadece bir dramadan fazlası. İçinde bolca mizah barındıran bir anlatım var. Paco León, genç yaşlardaki çekingen halleri ve sakarlıklarıyla Leo’yu canlandırırken, Maia Zaitegi, Silvia Alonso gibi isimler de hikayeye renk katıyor. Kısaca, sonuç olarak, aşkın sıradan, belki de karmaşık yanlarını ele alan bu film, hem gülümsetecek hem de düşündürecek. Hazır olun, bu hikaye tam bir duygu fırtınası…
1 Yorum
Duygusal bir yolculuk, merak uyandırıcı.