Romulus (2020)
Film Özeti
Roma’nın köklerine giden bu eşsiz yolculuk, “Romulus” ile başlıyor. Yönetmen Enrico Maria Artale, Michele Alhaique ve Matteo Rovere, Roma’nın kuruluş tablosunu eşsiz bir dille resmederken; bizleri öte yandan ölümle, yalnızlıkla ve şiddetle dolu bir atmosfere sokuyor. Vallahi, bu hikaye sadece bir şehir değil, efsanelerle bezenmiş iki ikiz kardeşin destanı. Evet, Romulus ve Remus… Düşmanın düşmanı, kardeşin kardeşi, ve kaderin acımasız takdiri.
Alba Prensi Iemos, yetim bir köle Wiros ve Vesta Rahibesi Ilia, olayların merkezindeki karakterler. Onlar, bu efsaneyi birer birey olarak tasvir ederken, insani duyguların en derinlerini de meydana çıkarıyorlar. Harbiden, yalnızlık ve kayıplar içindeki bir mücadele, izleyiciyi sarhoş ediyor; öyle ki, izlerken çoğu zaman kendinizi onların yerine koyuyorsunuz… Anlayamıyorsunuz ama bir o kadar da hissediyorsunuz.
Efsane kelimesinin tanımı burada yeniden şekilleniyor. Yüzyıllar sonra bile, bu hikaye geçmişi bugüne taşıyor. Arkadaşlık, ihanet, güç arayışı… Her örtü altında bir başka katman var. Bir sahne bitiyor, diğeri başlıyor ama içinizdeki doruk noktasında kalp atışlarınızın sesi milyonlarca yıl öncesine kadar gidiyor. O antik savaşları, zulümleri ve refah arayışlarını sanki o an yaşıyormuşsunuz gibi hissettiriyor. İzlerken, of ya, baktığınız her şeyin altında geniş bir çukur olduğunu anlıyorsunuz.
“Romulus” yalnızca tarihsel bir anlatı değil; bugünün dünyasında da yankılar buluyor. İlişkiler, iktidar, insan ruhunun karanlık tarafları… Hepsi burada, bu devasa hikayenin parçaları. Bir bakıma, Roma’nın ruhu bu filmde yaşıyor ve bizleri sarmalıyor. Gözlerinizi ayıramayacağınız bir keyif, bir süreklilik belki de… Burada, bu serüvenin içinde kaybolup gideceksiniz.
1 Yorum
Efsanevi bir yolculuk, derin duygular!