Red Dwarf (1988)
Film Özeti
“Red Dwarf” filminde, hayatta kalan son insanın hikayesine tanıklık ediyoruz. Yani, hani burada söz ettiğimiz, üç milyon yıl derin uzaya fırlatılmış bir madencilik gemisi ve onun renkli, eksantrik mürettebatı… Robert Llewlyn’in canlandırdığı Kryten ile Craig Charles’ın ikonik karakteri Lister, uzayın derinliklerinde birtakım garip olaylara imza atarken, tüm bu durum dans eden bir robot ve tuhaf bir kediyle rengarenk bir atmosferde yaşanıyor. Vallahi insanın içi açılıyor!
Filmin yönetmenleri Rob Grant, Ed Bye ve Andy de Emmony’nin elinden çıkan bu eser, ‘kült’ bir yapım olarak akıllara kazınmış durumda. Just like that, öyle sıradan bir bilim kurgu filmi değil, dostluk, yalnızlık ve absürt mizah üçgeninde şekillenen bir yolculuğa çıkıyoruz. Uzay gemisi Red Dwarf’ın tekniği, hem macera dolu hem de derin bir melankoli barındırıyor; bir yerden sonra eve dönme arzusu, uzayın sonsuz boşluğunda sürükleniyor.
Düşünün, içinde en sevimli robotların da bulunduğu bu karışık ekibin her biri farklı bir zihin ve karakter barındırıyor. Hatta bazıları o kadar komik ki, bazen gülmekten gözlerinizden yaş gelebilir. Of ya, böyle bir atmosferde nasıl sıkılabilirsiniz ki diye sormak istemem, ama… Aslında işin güzel yanı, her bölümde yeni bir macera, yeni bir şaşkınlık ve bolca kahkaha var.
Bütün bunların yanı sıra, “Red Dwarf”ın kendine özgü bir dili ve üslubu var; o yüzden tanıdık simalarla birleşince muazzam bir harmoni oluşturuyor. Bugüne kadar sayısız sayıda takipçiye ulaşmış bu yapım, zamana yenik düşmeyen bir değer… Bakalım, uzayda yalnız geçen üç milyon yıl ne hikayelere gebedir…?
1 Yorum
Efsane bir dizi, mizahı ve derinliği harika!