Professor T (2021)
Film Özeti
Professor T, tarihin derinliklerine dalmayı seven, karmaşık bir zihin haritasına sahip olan Jasper Tempest’in hikayesini anlatıyor. Cambridge Üniversitesi’nin çok yetenekli, biraz da tuhaf kriminologu, obsessif kompulsif bozukluğu (OKB) sayesinde dedektifler için adeta bir hazine… Of ya, böyle bir zekaya sahip olsanız, hayat gerçekten daha ilginç olurdu, değil mi? Ama Jasper’ın hikayesi sadece bilgi birikimiyle sınırlı kalmıyor; arka planda yatan zorluklar ve baskılar var.
Film, Jasper’ın annesiyle olan zor ilişkisini ve sürekli kafasını kurcalayan saplantılarını da gözler önüne sererken, aynı zamanda suçlarla dolu bir dünyada yaşamanın nasıl bir şey olduğunu da hissettiriyor. Yani, her bir vaka, onun için sadece bir çözüm değil, aynı zamanda kendi iç çatışmalarıyla yüzleşme fırsatı. Düşünsene, bir cinayeti çözmeye çalışırken zihninde savaşlar veriyorsun… acayip değil mi?
Ben Miller’ın performansı, Jasper Tempest karakterine hayat verirken o kadar etkileyici ki, “Vallahi bu adamı izlemek bir zevk” dedirtiyor. Onun etrafındaki karakterler de boş değil; Emma Naomi, Barney White, Juliet Aubrey ve Sarah Woodward’un yetenekleri, hikayenin derinliğini arttırıyor. Her bir karakter, kendi hikayelerini sunarken, izleyicinin merakını da canlı tutuyor. Çünkü her ne kadar suçları çözmeye çalışsalar da, aslında asıl soru, içsel çatışmaların nasıl alt edileceği…
Professor T, bir suç draması olmanın ötesinde, insan psikolojisinin karmaşık yapısını ortaya koyan büyüleyici bir anlatım. Gerçekten, “Bunun devamında neler olacak?” diye düşünmeden edemiyorsunuz… ve bu da izleyiciyi sıkan değil, içine çeken bir etki yaratıyor. Eğer gizem ve dramı seviyorsanız, bu film tam size göre. Izlemek için sabırsızlanacağınız bir yapım, kesinlikle harbiden izlemelisiniz!
1 Yorum
Çarpıcı bir karakter analizi sunuyor!