Predator (2018)
Film Özeti
Her şey, aslında Meksika’daki sıradan bir görevle başlıyor. Quinn, eski Ordu Korucusu ve Özel Kuvvetler askeri olarak, ne yazık ki kendisini bir kabusun içinde buluyor. Tabii, bu sıradan bir kabus değil; karşısında gizemli, öldürücü bir uzaylı var. Artık bu yabanıl varlığın peşinde, onun teknolojisini anlamaya çalışan Quinn, hem beynini hem de cesaretini sınamak zorunda. Vallahi, insanın aklına gelmeyecek şeyler… O yaratığın teknolojisinden bir parça, yürekten gelen bir güvenle, gizlice ABD’ye gönderiliyor. Ama her şey bununla bitmiyor; oğul Rory, bu teknolojiyi bulup işler çevirince, hem kendisi hem de babası büyük bir tehlikeye atılıyor. Of ya, hele bir de hükümet işin içine girerse…
Quinn, her zaman duygusal bir baba değil mi ki… Oğlunu kurtarmak için akıl hastanesinin yolunu tutuyor ama yolculuğu hiç de kolay değil. Orada, “Deliler” adı verilen bir grup eski askerle tanışıyor. Bunlar, sıradan insanlar olmaktan çok uzak; hepimizin içinde hayatta kalma içgüdüsü barındıran bir grup. Hemen hepsi, daha önce yaşamış oldukları acıların izlerini taşıyan, alışılmışın dışında karakterler. Quinn, bu tuhaf ekibi toplayıp, oğlunu kurtarma peşine düşerken aslında çok daha büyük bir komplonun içine çekildiğini fark ediyor.
Şimdi, bu anlatılan sadece bir kaçış hikayesi değil. Her şeyin ardında, insanlar ve uzaylılar arasındaki mücadele ve kaybetmenin nasıl bir şey olduğunu sorgulayan derin bir döngü var. Gerçekten özlem duyduğumuz şey nedir? Oğul sevgisi mi, yoksa hayatta kalma içgüdümüz mü? Predator, aksiyon ve bilim kurgu severlerin kalplerini kazacak bir yapım olarak karşımıza çıkıyor. Kaos ve tehdit dolu bir evrende, Quinn ve takım arkadaşları bu zorlu sınavdan nasıl geçecekler? Biz, o heyecana tanıklık etmeye hazırız!
Yorumlar